YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/33495
KARAR NO : 2013/3192
KARAR TARİHİ : 14.02.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 50/1, 52/2-4 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, sanığın mahkumiyetine karar verilmemesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit alanı olarak tescilli yerdeki korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliği bulunmayan binada, ısı izolasyonu amacıyla mantolama ve badana işlemi gerçekleştiren sanığın, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehine olan 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 65/b maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, aynı Kanunun 14/07/2004 tarih ve 5226 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 65/b maddesi uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Mahkemece, Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 30/09/2009 tarihli bozma ilamı sonrasında suça konu yerin eski hale getirilip getirilmediğinin araştırıldığı, kolluk kuvvetlerince düzenlenen tutanak ve olay yerine ait fotoğraflar ile, sanık tarafından gerçekleştirilen fiziki ve inşai müdahalenin sonlandırıldığının belirlendiği, anılan araştırma sonucuna göre inşaat mühendisi ve sanat tarihçi bilirkişilerce düzenlenen ek raporlarda da, sanığın fiziki ve inşai müdahalede bulunduğu binaya ait kuzey duvarın eski hale getirildiğinin, ancak mevcut dört katlı bina nedeniyle doğal yapının bütünselliğinden söz edilemeyeceğinin belirtildiği, sanık hakkında 1. derece doğal sit alanına bina inşa etme eylemi nedeniyle açılmış bir dava bulunmadığından, “suçtan önceki hale getirme” yoluyla zarar gideriminin, ancak dava konusu edilen fiile ilişkin olarak değerlendirilebileceği, sanığın, tescilli olmayan bina üzerinde gerçekleştirdiği müdahaleleri ortadan kaldırarak binayı suçtan önceki hale getirdiği anlaşılmakla, sanığa ait adli sicil kaydında bulunan ilam mahkemesinden celp edilerek, silinme koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve sanığın pişmanlık göstermediğine dair dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçeye dayanılarak, anılan düzenlemenin sanık hakkında uygulanmamasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.