Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/10635 E. 2011/16872 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10635
KARAR NO : 2011/16872
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5439 TL alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, dava dışı işçinin müvekkili olan davacı ve davalı aleyhine açtığı dava sonucunda hükmolunan tazminatın tamamının dava dışı işçiye ödendiğini, ödenen 5439 TL. tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, haksız fesih nedeniyle işçiye ödenen tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir.
Sözleşme hükümlerine göre işçiye ödenecek olan tazminatlardan davalı yüklenici, işçiyi çalıştırdığı kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumludur. Tacir olan davalı, çalıştırdığı işçilerin fiili işçilik bedeli dışında, sair tazminat haklarından da sorumlu olacağını bilebilecek durumdadır. Ne var ki, somut olayda davacı …’nın da; asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nedeniyle, haksız fesih nedeniyle doğan zararlardan davalı ile birlikte eşit oranda kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı işçinin, davalı yüklenici ile çalıştığı dönemler tespit edilerek o dönemlerle sınırlı olarak sorumlulukları belirlenmiş ve mahkemece de bu yönde hüküm tesis edilmiş ise de; davacı belediyenin de yarı oranında sorumluluğunun bulunduğu gözetilmeli ve belirlenen miktardan yarı oranında indirim yapılarak bir karar verilmelidir. Kaldı ki; dava dışı işçinin taraflar aleyhine açtığı ve dava konusu alacağın dayanağını teşkil eden davada Yargıtay 9.Hukuk Dairesi tarafların bu tazminattan müteselsilen sorumlu olacaklarına karar vermiştir.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gereğince yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.