YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7150
KARAR NO : 2023/5787
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/277 E., 2023/296 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/447 Esas, 2022/490 Karar sayılı kararı ile sanığın; nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fırkası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2023/277 Esas, 2023/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ileri sürdükleri istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararların yeterli derecede araştırma yapılmadan hatalı değerlendirme ile verildiğine, müşteki vekilinin ilk celsede sunmuş olduğu watsaap mesajlarına itibar ederek hüküm kurulduğuna, savunmalara itibar edilmediğine, kabulün aksine katılanın olaydan sonra otelden kaçarcasına gitmediğine, mağdurenin otelden çıkışını gösteren kamera görüntüleri getirtilip dosya içerisine konmadan iddianamenin düzenlendiğine, mağdurenin ifadesi dışında bir delilin olmadığına, alınan doktor raporlarında cinsel saldırı suçunun işlendiğine dair en ufak bir tespitin yer almadığına, mağdurenin ve sanığın vücutlarında darp ve cebir izine rastlanılmadığına, müştekinin beyanları incelendiğinde hiçbir cümlesinde sanığa direndiğinden bahsedilmediğine, bağırıp yardım istemediğine, sadece çok fazla alkol aldığı için sanığa karşı koyamadığını belirttiğine, olay öncesinde katılanın en fazla üç kadeh alkol aldığına, bu miktarın kişinin kendisini karşısındakine karşı koyamayacak duruma düşüremeyeceğine, dolayısıyla mağdurenin eylemin gerçekleştiği anda alkolün etkisi altında olmaması nedeni ile karşı koyabilecek durumda iken, yardım dahi çağırmamasının zorlamanın olmadığını net şekilde gösterdiğine, mesajlarda cinsel ilişkinin zorla gerçekleştiğine dair bir ifadenin yer almadığına, şikayet başvurusunun olaydan iki gün sonra yapıldığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme, “…söz konusu yazışmalarda sanığın katılana hitaben; ”çok özür dilerim…ben sana gerçekten ciddi anlamda geldim… Lütfen beni affet…” biçiminde cümleler kurulduğunun görüldüğü, duruşmada sanık tarafından bu mesaj içeriklerinin kabul edildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar sanık tarafından anılan mesajların yaşanan ilişki nedeniyle katılanın pişmanlık duyması nedeniyle kalbinin kırılmaması adına gönderildiği savunulmuş ise de savunmaların ancak suçtan kurtulmayı hedefler düzeyde kalmakla itibara değer görülemeyeceği, Katılan beyanı, tanık anlatımları ve sanık savunmasından çıkan ortak ve ihtilafsız duruma göre katılanın yaşadığı cinsel saldırı eyleminin hemen akabinde öncelikle bulunduğu odayı daha sonrasında ise bulundukları apart oteli süratle terk etmiş olması, bunun için beyanında geçtiği üzere sanıktan yahut ortamda bulunan tanıklar yerine bir tanıdığından yardım istemiş oluşundan çıkarılan sonuca göre de tarafların rızaya dayalı bir birliktelik yaşamadığı, nitekim rızaya dayalı bir ilişki yaşanması halinde gece sayılacak bir zaman diliminde katılanın gitmek istediği yere öncelikle sanıktan yahut tanıklardan kendisine eşlik etmesini istemesinin bekleneceği, bulunulan ortamın katılan tarafından apar topar terk edilmesinde olağanüstü bir durum görülmemiş olmasının yahut bu durumun sorgulanmamış olmasının mümkün olmayacağı, bu sebeplerle de sanık savunmasının aksine cinsel eyleme katılanın rızasının bulunmadığı sonucuna varılabileceği gözetildiğinde katılanın cinsel eyleme rıza gösterdiğine yönelik sanık savunmalarına itibar edilmediği mahkememizce değerlendirilerek,…” şeklindeki kabul ve gerekçesiyle sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi “… Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, …” şeklindeki gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2023/277 Esas, 2023/296 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.