YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10268
KARAR NO : 2023/5670
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1235 E., 2022/1370 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık müdafiinin kurulan hükmü süresinde temyiz etmesinden sonra sanığın cezaevi aracılığıyla gönderdiği 28.08.2023 tarihli dilekçe ve 31.08.2023 günlü yazılı ifadesiyle temyizden feragat ettiğini bildirdiği görülmekle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2021/222 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü
maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2022/1235 Esas, 2022/1370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi sanığın takdiri indirim hükümleri uygulanmadan teşdit uygulanarak cezalandırılması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılan …’ün 25.09.2020 tarihli olay günü saat 03:00 sıralarında ikametine gitmek için yürüdüğü sırada motosiklet kullanan sanığın katılanı bir süre takip ederek yanına yaklaştığı, katılana motosikleti ile evine bırakmayı teklif ettiği, katılanın bindiği başka tarafa gitmesi üzerine sanığın kötü niyetli olabileceğinden korkarak motordan inmek istediği, sanığın katılanın motordan inmesine müsade etmediği, motosikletini durdurduğu, katılanın kaçmak için hamle yapması ve imdat çığlığı atması üzerine sanığın katılanın ağzını kapatıp, boğazını sıkarak katılanı zorla yol kenarında bulunan çalıların içine götürdüğü, katılanı zorla yere yatırarak dizi ile katılanın bacaklarının üzerine bastırıp, bağırırsan seni öldürürüm diyerek katılanın kaçmasını engellediği, katılanın genital bölgesine organ sokmak suretiyle katılana yönelik nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu, devamında katılanı tehdit ettiği, katılanı tekrar motosiklete bindirip Cendere yoluna indikleri, yolda ilerlerken katılanın bir kamyonetin geldiğini görerek kendini motordan attığı, sanığın motossikleti ile olay yerinden kaçtığı, bu esnada yoldan geçen başka bir kamyonet sürücüsünün katılana yardım ederek, katılanın erkek arkadaşı olan tanık …’ı aradığı, katılanı aramak üzere … Semtinde olan tanık …’ın katılanı polis merkezine getirerek şikayetçi oldukları kabul edilmekle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2022/1235 Esas, 2022/1370 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.