YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7675
KARAR NO : 2023/9710
KARAR TARİHİ : 16.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1859 E., 2023/1036 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/262 E., 2021/67 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin boşandığı eşi ile aynı evde birlikte yaşadığı iddia edilerek Kurum tarafından babasından bağlanan yetim aylığının ve malullük aylığının kesildiğini ve yersiz ödeme çıkartıldığını ancak müvekkilinin boşandığı eşi ile bir arada yaşamadığını belirterek kesilen yetim aylığının ve malullük aylığının yeniden bağlanmasını, aylıklarının kesildiği tarihten itibaren faizi birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Mahkemece, davacının boşandığı eşi ile kurum tahkikatından sonra birlikte yaşamadığı, davacının boşandığı eşinin 09.12.2019 tarihinde başka bir kadınla evlendiği ve davacının 2019 yılının Şubat ayında …, … ve … abonelikleri ile dosya kapsamında sunulan kira sözleşmesi ile konut kiraladığının anlaşıldığı bu kapsamda davacıya 16.04.2019 tarihli başvurusu üzerine yeniden aylık bağlanması gerekirken davalı kurumun daha önceki tahkikat sonucunu gerekçe göstererek talebi reddetmesinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının ikinci tahsis talebinden sonra herhangi bir araştırma yapmadan talebini reddettiği ve bu nedenlerle kurum işleminin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, ölüm aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali talebi yönünden davanın reddine, davacıya 16.04.2019 tarihli tahsis talebini takip eden ay başı olan 01.05.2019 tarihinden itibaren 2401573 sicil ve 63208358410 kimlik numaralı babası …’ dan dolayı aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, bağlanması gerektiği tespit edilen aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; yargılama sonucunda boşanmanın hukuki ve fiili bakımdan gerçek bir boşanma olduğunun, eski eşle birlikte yaşanmadığı olgusunun tüm maddi ve vicdani delillerle ortaya çıktığını, diğer eşin evlenmiş hatta daha da öncesinde başka şehre taşınmış olduğunun ortaya konulduğunu, neticede aylık bağlanması gerektiği halde hükmün bariz şekilde hukuki ve maddi anlamda kendi içinde çelişki yaratır mahiyette olduğunu, müvekkilinin bahsi geçen evden başka oturduğu evlere dair kira kontratları ve abonelik kayıtlarının dosyaya ibraz edildiğini, dava sırasında celbedilen kayıtlarla da bir çelişki olmadığını, davada tarafsızlık ilkesine açık aykırı şekilde Mahkemece resen kanıtlanmaya çalışılan bir yargılama yapılmış olduğunu, mevcut tanık beyanlarına ve delillere göre davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili; aksi ispatlanmayan bir denetim raporu var iken mahkemenin tanık beyanlarına itibar ederek davayı kısmen kabul etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı ile boşandığı eşinin denetim öncesi beraber yaşadıklarının davacının Kurum denetmenine verdiği beyanı ve dosyadaki belgelere göre sübut bulduğundan ölüm aylığının kesilmesine yönelik kurum işleminin iptali talebinin reddi kararının ve 2019 Şubat ayından sonra tarafların ayrıldıklarının …, … ve … abonelikleri ile dosya kapsamında sunulan kira sözleşmesi ile davacının boşandığı eşinin 09.12.2019 tarihinde başka bir kadınla evlenmesi ile tespit edildiğinden ve davacı ile boşandığı eşinin birarada yaşamadıkları da anlaşıldığından, davacıya 16.04.2019 tarihli tahsis talebini takip eden ay başı olan 01.05.2019 tarihinden itibaren 2401573 sicil ve 63208358410 kimlik numaralı babası …’ dan dolayı aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, bağlanması gerektiği tespit edilen aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine dair kararının, HMK’nın 355 inci maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının oy birliği ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, aksi kanaatte olunması halinde yeniden talepte bulunduğu tarihten itibaren aylığının bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 59 uncu maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.