Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/8054 E. 2011/16847 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8054
KARAR NO : 2011/16847
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 7.800 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; tarafların hissedarı olduğu taşınmazın davalı tarafından kiraya verilmek suretiyle haksız işgalde bulunduğu ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 7.800 TL ecrimisilin davalıdan tahsili dava edilmiştir.
Mahkemece, tarafların taşınmazda müşereken malik olduklarını, dava konusu taşınmazın birinci katının davalı tarafından kiraya verilmek suretiyle gelir elde edildiğini, ancak intifadan men şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazda davacı … 13/16 hisse, davalı …’in 3/16 hisse sahibi olduğu anlaşılmıştır.
Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. Bunun istisnası ise, hukuki semere (kira vs.) elde edilerek tasarruf edilen taşınmazlar ile doğal ürün elde edilen taşınmazlarda (fındık gibi) intifadan men şartı aranmaz. Ayrıca belediye gibi kamu kurumlarının paydaşı bulunduğu taşınmazda payının, diğer paydaşlar tarafından … ile kullanıldığı kabul edilemez. Zira; kamu idarelerinin payını, bedelsiz olarak kullandırması kanun hükümleri gereğince mümkün değildir. Bu nedenle kamu idarelerinin paydaşı olduğu taşınmazlarda da intifadan men şartı aranmaz.
Somut olayda; mahkemecede kabul edildiği gibi dava konusu taşınmazdan davalı hukuki semere elde ederek (kiraya vererek) gelir elde ettiğinden ve hissedar olan davacının kamu kurumu olduğundan intifadan men şartı aranmaz.
Mahkemece, davanın esasına girilip sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.