Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6182 E. 2023/5855 K. 16.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6182
KARAR NO : 2023/5855
KARAR TARİHİ : 16.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tahditli plaka sınıfına giren “M” plakalı minibüs sahibi olduğunu, Antalya Minibüsçüler Odası ile davalı S.S.21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi arasında bir kısım protokoller imzalandığını, işbu protokoller doğrultusunda davacının bono keşide ederek verdiğini, akabinde senet bedelini ödeyerek bono aslını geri aldığını, protokol şartlarının gerçekleşmediğini, düzenlenen bonoya dayalı olarak alınan bedelin haksız olduğunu ileri sürerek, toplam 38.100,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Minibüsçüler Esnaf Odası ile S.S.21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi arasında imzalanmış olan ön protokol, icra safahatı ve protokolün ve ilgili diğer sözleşmelerin geçersizlik sebebiyle feshine, fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; tazminatı gerektiren her hangi bir haksız fiillerinin, davacıyla karşılıklı taraf oldukları borç doğurucu bir sözleşme, ya da sebepsiz zenginleştikleri bir durum olmadığı gibi, davacının kendilerine dava yöneltmesini gerektirecek hiç bir ilişkinin de söz konusu olmadığını, ulaşım sorunlarının çözümü amacıyla bir takım odalar ve kamu yönetimi arasında, bir takım tavsiye protokollerinin imzalandığını, davalının bu protokolleri oda başkanı sıfatıyla imzaladığını, ancak, kişilerin borçlanmasını zorunlu kılacak bir yetki, kişiler adına atılmış bir imza ya da şahsı adına imzaladığı bir belgenin söz konusu olmadığını, dolayısıyla …’in şahsına dava yöneltilmesinin hukuki dayanaktan tamamen yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalılar vekili duruşmadaki beyanında; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2015 tarih, …. sayılı kararı ile davacının tahditli plaka sınıfına giren “M” plakalı minibüs sahibi olduğu, Antalya Minibüsçüler Odası ile davalı S.S.21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi arasında bir kısım protokoller imzalandığı, iş bu protokoller doğrultusunda davacının bono keşide ederek verdiği, akabinde senet bedelini ödeyerek bono aslını geri aldığı, protokol şartlarının gerçekleşmediği, düzenlenen bonoya dayalı olarak alınan bedelin haksız olduğu ileri sürülerek sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ve haksız yere ödendiği iddia edilen 38.100,00 TL’nin davacıya iadesi talepli eldeki dava açılmış ise de taraflar arasında akdedilen Protokol, Uzlaştırma Protokolünün İcra Safahatı ve Tutanakların Oda Başkanlarınca mensuplarını temsilen, onların nam ve hesabına imzalanmış olması, söz konusu anlaşmaların icra edilerek kapasite artırımı nedeniyle otobüsçüler esnafının uğradığı zararlara karşılık olarak minibüsçüler esnafınca senetlerin düzenlenerek serbest irade ile Minibüsçüler Odası Başkanınca Otobüsçüler Odası Başkanına teslim edilmesi ve 38.100,00 TL bedelli senedin davacı tarafından herhangi bir çekince ileri sürülmeden ödenmesi karşısında, sözleşmelerin geçersizliğinin ve buna dayalı sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat iddiasının kabul edilemeyeceği, kaldı ki söz konu metinlerin (sözleşmelerin) icra edilmiş ve kuruluş genel kurulunun yapılmış ve toplantıda oda yönetimlerine birleşme için oy çokluğuyla yetki verilmiş olması karşısında, sözleşmelerin geçersizliğini ileri sürmenin “hakkın kötüye kullanılması” teşkil edeceği, davalı tarafın zamanaşımı savunmasının haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.09.2018 tarih, 2016/15059 E. ve 2018/5298K. sayılı kararı ile“.. 1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-).. mahkemece sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceği ve davalının zamanaşımı savunmasının haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, mahkemece, somut olay bakımından ve her bir davalı yönünden zamanaşımı süresinin ne zaman başladığı, süresinin ne kadar olduğu, hangi tarihte davanın zamanaşımına uğradığı Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde ayrı ayrı belirtilmeksizin davalının zamanaşımı savunmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

3-) Ayrıca, dava konusu senedin dosya arasında bulunan anlaşma, çeşitli protokoller çerçevesinde davacı tarafından keşide edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, senedin keşide edilme nedeninin ortadan kalkıp kalkmadığı noktasında toplanmakta olup mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davacının da içerisinde olduğu minibüsçülerin araçlarının kapasitesinin artırımına ve dava konusu senedin davacı tarafından keşide edilmesine dayanak yapılan 2007 tarihli UKOME genel kurulu kararının mahkemece iptal edilmesi karşısında, iptal kararına rağmen anılan UKOME kararının fiilen uygulamasının devam edip etmediği, davalı Kooperatif üyesinin 2007 tarihli UKOME kararının alınmasından iptal edilinceye kadarki geçen süre zarfında, yine fiili durumun sonuna kadar geçen sürede zarara uğrayıp uğramadığı, uğramışsa ne miktar zarara uğradığı gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle tespit edilmelidir. Bu bağlamda senedin keşide edilme nedeninin ortadan kalkıp kalkmadığı ya da ne oranda ortadan kalktığı hususları da mahkemece yeterince irdelenip iptal edilen UKOME kararı yerine alınan yeni kararlar dahi dayanak anlaşma ve protokoller ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken denetlenebilir yeterli dayanağı da gösterilmeden eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmediği.. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi Genel Kurulu’nun (UKOME) 26.10.2007 tarihli ve 2007/10-170 sayılı kararı ile “M” seri plakalı 14+1 oturma kapasiteli minibüslerin yerine “AB” seri plakalı 18+1 oturma yeri olan ve ayakta en fazla 9 yolcu kapasiteli otobüslere geçilme kararı alındığı, bu karar sonrasında davacının “M” plakalı minibüsünü “AB” plakalı otobüs ile değiştirdiği ve 12.08.2008 tarihinde tescil ettirdiği, söz konusu UKOME kararı sonrasında minibüsçü esnafının “M” plakalı araçlarını “AB” plakalı otobüslerle değiştirdiği ve artırılmış kapasiteli araçlarla özel halk otobüsleriyle aynı güzergahta çalışmaya başladıkları, özel halk otobüsü sahiplerinden bir kısmının söz konusu UKOME kararının iptali için idare mahkemesinde iptal davası açması üzerine Antalya Minibüsleri Esnaf Odası ile S.S. 21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi arasında imzalanan 24.02.2011 ve 01.03.2011 tarihli protokoller ile minibüslerin kapasite artırımı yapmış olması sonucunda özel halk otobüslerinin görmüş olduğu zarara karşılık olmak üzere minibüsçüler odası tarafından bedeli karşılanarak 72 adet otobüsün özel halk otobüsleri sahiplerine verileceği, tarafların temsil ettiği esnafın veya tüzel kişiliklerin açtığı 26.10.2007 tarihli ve 2007/10-170 sayılı karara yönelik idari davalardan feragat edileceği, ayrıca tüm lastik tekerlekli taşımacıların tek çatı altında toplanması gerektiğinin kararlaştırıldığı, Antalya Minibüsleri Esnaf Odası ile S.S. 21 nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi arasında imzalanan 05.05.2011 tarihli protokol ile 72 adet otobüsün tesliminde sorun yaşanacağı düşünüldüğü için 72 adet otobüsün bedeli tespit edilmiş ve Antalya Minibüsleri Esnaf Odası’nın her bir üyesinin kişi başı 38.100,00TL’yi özel halk otobüsleri sahiplerine ödenmesine karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından protokollerde belirtildiği üzere özel halk otobüslerinin görmüş olduğu zarara karşılık olmak üzere 38.100,00TL bedelli ve 20.06.2011 vadeli bono 15.05.2011 tarihinde düzenlenerek verilmiş ve lehtar davalıya ödendiği, özel halk otobüsü sahibi olan … tarafından UKOME’nin 26.10.2007 tarihli ve 2007/10-170 sayılı kararına yönelik açılan iptal davasından feragat edilmediği ve Antalya 2. İdare Mahkemesinin 02.06.2011 tarihli ve 2011/342 E., 2011/574 K. sayılı kararı ile UKOME’nin 26.10.2007 tarihli ve 2007/10-170 sayılı kararının iptal edildiği, Antalya 2. İdare Mahkemesinin anılan kararı Danıştay 8. Dairesinin 02.11.2011 tarihli ve 2011/7152 E, 2011/5330 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, UKOME’nin 26.10.2007 tarihli ve 2007/10-170 sayılı kararının iptalinden sonra dahi Antalya Minibüsleri Esnaf Odası’nın üyeleri tarafından kişi başı 38.100,00TL’nin özel halk otobüsleri sahiplerine senet karşılığı ödenmeye devam edildiği, senetlerin geri alındığı, daha sonra senetlerin bedelsiz kaldığından bahisle bir kısım istirdat davalarının açıldığı, bununla birlikte UKOME’nin anılan kararı iptal edilmesine rağmen UKOME tarafından alınan yeni kararlar doğrultusunda eski uygulamanın fiilen devam ettirildiği ve davacının artırılmış kapasiteli araç ile aynı şekilde çalıştığı, bu itibarla UKOME’nin iptale konu kararı sonrasında minibüsçü esnafının kapasitesi artırılmış araçlarla çalışmaya başlamasının özel halk otobüsü sahiplerinin zararına yol açtığı ve bu nedenle davacı tarafından da 38.100,00TL’nin özel halk otobüsü sahiplerinin uğradığı zarar için verildiği gözetildiğinde özel halk otobüsü sahiplerinden bazılarının idari davalardan feragat edip etmemesi dava konusu uyuşmazlık için bir anlam ifade etmediği, başka bir deyişle davacı tarafından davalıya yapılan kazandırmanın temelini UKOME’nin iptal edilen 26.10.2007 tarihli ve 2007/10-170 sayılı kararının değil davalının uğradığı zararın olduğu, zira UKOME kararı iptal edilmesine rağmen UKOME’nin aldığı yeni kararlar doğrultusunda eski uygulama devam ettirildiğinden kazandırmaya konu hukuki sebebin ortadan kalkmış olmasından bahsedilemeyeceği ve sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilini, diğer tüm otobüs sahipleri gibi Antalya Büyükşehir Belediyesi ve UKOME’nin verdiği bağlayıcı karar ve talimatlar doğrultusunda çalıştığını, 2007 yılında Ukome ve Büyükşehir Belediyesi’nin vermiş olduğu karar doğrultusunda, 14+1 minibüsünü 18+1 otobüse dönüştürdüğünü, gerek esnaf odasının gerekse kooperatifin, UKOME’nin yetkili olduğu bir hususta karar alması mevzubahis olamayacağını, böyle bir karar alınsa dahi, başkanların imzası ile doğrudan üyeleri borç altına sokacak şekilde yapılan anlaşmaların geçersiz olduğunu, bu anlaşma ve protokollerden müvekkilinin haberi olmadığını, bu sebeple, ilgili protokol ve anlaşmaların baştan itibaren geçersiz olduğunun değerlendirilmesi ile butlanına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ödemeyi yaptıktan sonra idare mahkemesi, Belediye ve UKOME’nin almış olduğu otobüse dönüşüm kararını iptal ettiğini, bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, davalıların varsayımsal zararlarına istinaden almış olduğunu iddia ettikleri 38.100,00 TL’ye karşılık gelen zararlarının mevcut olup olmadığı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde gerçek manada ortaya koyulabileceğini, oda başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin müvekkiline, 38.100,00 TL tutarındaki ödemeyi yaptıkları taktirde, kooperatif üyesinin idare mahkemesine açmış olduğu iptal davasını geri çekeceğini ve eşit şartlarda çalışacaklarını vaadini vermiş, eğer ödeme yapılmazsa davanın geri çekilmeyeceğini ve UKOME kararı gereği M plaka sahipleri AB plakaya geçseler bile söz konusu bedeli ödemeyen kişilerin Geyikbayırı, Beldibi gibi kar marjı düşük güzergah ve hatlara verileceği şeklinde korkutma ve tehdidde bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının üyesi olduğu Antalya Minibüsleri Esnaf Odası ile S.S. 21 nolu Özel Halk Otobüsleri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi arasında düzenlen anlaşma ve protokollerin geçersizliği nedeniyle feshi, geçersiz sözleşmeler uyarınca ödenen senet bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 61 inci ve 62 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 77 nci ve devamı maddeleri.

3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.