YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5144
KARAR NO : 2023/5906
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın davalı … yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin sigortalısı dava dışı şirkete ait emtiaların davalılar tarafından üstlenilen taşıma esnasında çalındığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek 21.633,70 Euro tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava davalısı …’ ın asıl dava tarihinden önce vefat ettiğini öğrendiklerini, bu nedenle bu davayı …’ın mirasçılarına yönelttiklerini, müvekkili şirketin sigortalısı dava dışı şirkete ait emtiaların davalılar tarafından üstlenilen taşıma esnasında çalındığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 21.633,70 Euro tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı … vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı …’ın vefat ettiğini, müvekkilinin ne davacı ile ne de sigortalısı şirket ile aralarında hukuki sorumluluk doğuran herhangi bir sözleşme ve taşımacılık anlaşmasının olmadığını, davalıların taşıma hukuku açısından sorumluluk gerektirecek hiçbir sözleşme ve sorumluluklarının mevcut olmadığını, davanın yanlış hasımlara açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl davada davalı … davaya cevap vermemiştir.
3.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl davaya ilişkin cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 05.01.2016 tarih, …sayılı kararıyla dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 29.11.2016 tarih, …. sayılı ilamı ile mahkemece işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken, sigortalı ile davalılar arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiile dayandığından bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 11.05.2022 tarih, 2017/7 E. ve 2022/408 K. sayılı kararı ile kesinleşen ceza dosyasındaki maddi vakıaya ilişkin tespitlerin bağlayıcı hale geldiği, buna göre dava dışı sigortalı şirketin davalılar … ve … ile taşıma işi için anlaştıkları, …’ın da araçlarında şoförlük yapması için dava dışı Harun Gökdoğan ile anlaştığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 888 inci maddesinin birinci fıkrasına göre fiili taşıyıcının kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olduğu, dava dışı Harun Gökdoğan ile davalılar-birleşen davalıların müteselsilen sorumlulukları bulunduğu, 6102 sayılı Kanun’un 875 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca taşıyıcının eşyanın hasarından doğan zararlardan sorumlu bulunduğu, aynı Kanun’un 886 ncı maddesine göre dava dışı sürücünün kasten ve pervasızca davranış ile ve böyle bir zararın meydana gelme ihtimalinin bilinciyle ağır kusuru ile zarara sebebiyet vermesi nedeniyle davalılar-birleşen davalıların sınırlı sorumluluk hallerinden yararlanamayacağı, kaldı ki adı geçen Kanun’un 882 nci maddesinin birinci fıkrası “Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olacak olup, her halukarda bu miktarın dava konusu miktardan çok fazla olduğu, eksper tarafından belirlenen zarar tutarının yerinde bulunduğu, taşınan emtiaların teslim edilmemesi ve bulunamaması nedeniyle sovtajın mümkün olmadığı, davalılar-birleşen davalıların belirlenecek gerçek zararın tümünden sorumlu bulunduğu, davacı … ile dava dışı sigortalı arasındaki poliçe primlerinin EURO para cinsinden düzenlenmesi nedeniyle, 63.287,23 TL zarar miktarının 07.04.2015 tarihinde (TCMB 1 Euro Efektif Alış Kuru = 2,8034 TL) (63.287,23/2,8034) 22.575,17 Euro’ya karşılık geldiği, davacı … şirketinin sigortalısına 21.633,70 Euro ödeme yaptığı, bu zararı davacı … şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile talep etmekte haklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesi ile … aleyhine açılan asıl davanın usulden reddine, asıl davanın davalı … mirasçıları dahili davalılar …, …, … yönünden kabulüne, 21.633,70 Euronun 09.06.2015 ödeme tarihinden itibaren devlet bankalarının euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının dahili davalılar …, …, …’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen davanın davalılar …, …, … ile davalı … mirasçıları sıfatıyla dahili davalılar …, …, … aleyhine açtığı davanın kabulüne, 21.633,70 euronun 09.06.2015 ödeme tarihinden itibaren devlet bankalarının EURO cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının davalılar …, …, … ile davalı … mirasçıları sıfatıyla dahili davalılar …, …, …’dan Mahkememizin asıl 2017/7 E. sayılı dosyasında hüküm altına alınan miktar ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davada derdestlik nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddi kararı verilmesi gerekirken birleştirme kararı verilmesi hukuka ve usule aykırı olduğunu, asıl davada davalı her iki davalının mirasçılarının da aynı kişiler olduğu, davaların taraflarının, dava sebeplerinin, talep sonuçlarının, miktarlarının aynı olmakla birleşen davanın derdestlikten reddi gerektiğini, … mirasçıları tarafından açılan mirasın hükmen reddi davasının sonucu beklenilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı …’ın sözleşmenin kurulduğu sırada ayırt etme gücüne haiz olmaması nedeni ile taşıyıcı sıfatı taşıyacağını, … ise diğer davalının oğlu, ne araç maliki ne de araç sürücüsü olduğunu ve taşıyıcı veya fiili taşıyıcı olarak değerlendirilebilmesi için maddi, somut ve hukuki hiçbir unsurun bulunmadığını, davalıların taşıyıcı oldukları kabul edilse bile sürücü Harun’un eylemlerinden dolayı sorumlulukları olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalılara rücu hakkı olduğu düşünülse dahi, rücu edilebilecek tazminat tutarının, zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenmesi gerekmekte olup zararın TL cinsinden doğduğu sabit olması nedeni ile sigorta şirketi tarafından Türk lirasının, euro karşılığı olarak ödenen bedelin tahsili yönünden hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, Yargıtay tarafından zararın yabancı para cinsinden ödenmesi halinde yabancı paranın sadece zararın ve zarar miktarının tespitinde rol oynayacağını, zarar gören açısından zarar hangi para birimine göre doğmuşsa o para biriminin tazminat olarak taep edilebileceği görüşü benimsendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine dayalı dava dışı sigortalının uğradığı zararın taşıyan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının d bendi ile 115 inci maddesinin ikinci fıkrası.
2.6102 sayılı Kanun’un, 875 inci maddesinin birinci fıkrası, 880, 881 inci maddeleri, 882 nci maddesinin birinci fıkrası, 886, 888 inci maddesinin birinci fıkrası ile 1473 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.