YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3413
KARAR NO : 2023/13896
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR TARİHİ : 01.12.2015
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanuna muhalefet, hakaret, silahla tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan … müdafiinin, sanık … hakkında silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık aleyhine temyiz isteminde bulunduğu, sanık … müdafiinin sanık … hakkında verilen tüm mahkûmiyet hükümlerine yönelik lehe temyiz isteminde bulunduğu ve tebliğnamede isimleri belirtilen sanık …, müşteki sanık … … ile katılan sanıklar …, …, …, … haklarında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemi bulunmadığı ve kesinleşmiş oldukları anlaşılmakla; anılan sanıklar kapsam dışı bırakılarak yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ve 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
I-Sanık Hakkında Katılan …’e Karşı Kasten Yaralama ve Katılan …’a Karşı Mala Zarar Verme Suçlarından Verilen Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi; katılan …’ın sanığa karşı haksız tahrik nedeni teşkil edecek bir haksız fiilinin bulunmadığının sabit olduğu ve koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında katılan …’a karşı mala zarar verme suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanmış olması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler kurulunun takdirine göre, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usûl ve kanuna uygun bulunan hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
II-Sanık Hakkında Katılan …’e Karşı Mala Zarar Verme ve Katılanlar … Ve Metin’e Karşı Silahla Tehdit Suçlarından Verilen Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın tekerrüre dayanak alınan … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2010 tarih ve 2010/100 Esas, 2010/236 Karar sayısı ile kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, 28.01.2014 tarihinde kesinleşen kararda 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın yargılamaya konu dosya nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğuna karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin temyiz istemleri, bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümde yer alan tekerrür ile ilgili bölüme; “Sanığın … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2010 tarih ve 2010/100 Esas, 2010/236 Karar sayılı dosyasında 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına mahkûm olduğu ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58/6-7. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesine göre 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık Hakkında 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi, 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin onbirinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten önce olmakla; Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan ”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin ”… seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması ve mağdurun kamu hukuku olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
IV-Sanık Hakkında Katılan …’e Karşı Hakaret Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yerel Mahkemece tanık anlatımlarına göre, tarafların birbirlerine karşılıklı hakaret ettiklerinin kabulüne karar verildiğinin belirtilmesine karşın, sanık hakkında hakaret suçuna ilişkin özel tahrik hükmü olan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 31.10.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.