Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/14397 E. 2023/5696 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14397
KARAR NO : 2023/5696
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/3 E., 2021/6 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ve asli müdahilin davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar … ve müşterekleri vekili ile davalı – asli müdahil … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili Gemerek ilçesi Çat Köyü çalışma alanında bulunan 158 ada 4 parsel … 359.65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 2 katlı yığma ev ve arsa vasfıyla, 1/2’şer payla … ve … adlarına tespit edildikten sonra, …’ün itirazı Kadastro Komisyonun’ca kabul edilerek satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tamamı … adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili Gemerek ilçesi Çat Köyü çalışma alanında bulunan 158 ada 4 parsel … taşınmazın müvekkili olan davacı ve babası … tarafından birlikte satın alındığını ve bu taşınmaz üzerindeki evi de birlikte yaptırdıklarını ileri sürerek, taşınmazın 1/2 hissesinin davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın senet mukabilinde eşi … tarafından 1979 tarihinde satın alındığını ve üzerindeki evi eşi …’nun yaptırdığını, parasını eşi …’nun verdiğini, davacının eve katkısı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2014 tarih ve 2015/4666 Esas, 2016/5547 Karar … kararı ile davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 158 ada 4 parsel … taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile arsa vasfıyla davalı … adına tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı evin, birinci katının maliki olarak davalı …’ün, ikinci katının güney hududundaki dairenin maliki olarak …’ün, ikinci katının kuzey hududundaki dairenin maliki olarak davacı …’ün tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 20.10.2014 tarih ve 2015/4666 Esas, 2016/5547 Karar … kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.05.2016 tarih ve 2015/4666 Esas, 2016/5547 Karar … ilamıyla; ” komisyonca çekişmeli 158 ada 4 parsel … taşınmazın tamamının davalı … adına tespitine karar verilmiş olması ve dava dışı … tarafından bu tespite karşı dava açılmamış olması karşısında, taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı evin ikinci katının güney bölümündeki dairenin davalı …’e bırakılması gerekirken dava dışı … lehine muhdesat şerhi verilmesinin isabetsizliğine” hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma ilamına karşı davalı … vekili tarafından süresi içerisinde karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, aynı Dairenin 06.12.2016 tarih ve 2016/16462 Esas, 9680 Karar … ilamıyla; “… Her iki tarafça da tanık olarak gösterilen ve taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı binanın ikinci katının yapım işini üstlenen müteahhit …’ ın, taşınmaz başında yapılan keşifte alınan beyanında, ikinci katın yapıldığı sırada … ve …’le beraber Almanya’da çalışmakta olduğunu, …’ün ikinci katın yapımı için bizzat yanına geldiğini, beraber noterlikte anlaşma yaptıklarını, evin yapımını üstlendiğini, burayı iki daire yapacağını, birisi oğlu …’e diğerini kendisine yaptıracağını söylediğini, kendisinin de dediklerini yaptığını, yazları geldiklerinde dairelerini kullanmakta olduklarını, diğer çocuklar da gelirse yazın babalarının yanında kaldıklarını, oğlunun Almanya’da çalıştığını, izine gelemediği için ikinci katın parasını …’ün kendisine getirdiğini, burada ikisinin de parası olduğunu, ikisinin adına bu parayı verdiğini, ev yapılırken kendisine iki ayrı daire halinde yapması gerektiğini ve kapılarının ayrı olması gerektiğini söylediğini, kendisi ikinci katı yaparken elektrik ve su tesisatını ayrı ayrı yaptığını ve o şekilde teslim ettiğini ifade ettiği, davalının delil listesinde tanık olarak gösterdiği davalının bayii ve aynı zamanda davacının da babası olan …’ ün ise 23.06.2014 tarihli duruşmada alınan beyanında, ikinci katı yaptırırken … ile anlaştığını ve …’a ikinci katı yapması için tüm parayı kendisinin verdiğini, oğlu olan davacı …’ün hiç bir katkısı olmadığını, …’ün o zamanlar Almanya’da öğrenci olup çalışmadığını, evin ikinci katında bir bölmede …’ün diğer bölmede kendisinin oturduğunun doğru olduğunu, ancak bunun davacının kendisine ev alana kadar geçici olarak oturmasına müsade etmesinden kaynaklandığını, davacı …’ün maddi açıdan ne arsada ne de evin birinci ve ikinci katında bir hakkı bulunmadığını beyan ettiği, dosya kapsamında dinlenen diğer mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının incelenmesinde, uyuşmazlık konusu olan ikinci katın yapımına ilişkin paranın kim tarafından verildiği hususundaki beyanların duyumdan ibaret olduğunun ve görgüye dayalı bir bilgilerinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu durum karşısında, uyuşmazlığın çözümüne esas teşkil edecek görgüye dayalı beyanların davalı tanığı … ile ortak tanık …’ın beyanları oluğu, bu iki tanığın beyanları arasında çelişki bulunduğu halde ilk derece mahkemesince 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 261 inci maddesi uyarınca yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmadığı ve gerekçede ortak tanık beyanına neden üstünlük tanındığının da tartışılmadığı, eksik inceleme ile beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, Daire bozma ilamında sehven bu hususa değinilmediğinın anlaşıldığı gerekçesiyle, davalı … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile önceki bozma ilamına ek olarak açıklanan bu nedenle de hükmün bozulmasına” karar verilmiştir.

4. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında müdahil … müdahale dilekçesinde; davacı …’ün çekişmeli taşınmazda bulunan evin ikinci katının kuzey hududundaki dairenin kendisine ait olduğu iddiasının doğru olmadığını, ikinci katın tamamının kendisi tarafından yaptırılıp parasının da yalnızca kendisi tarafından verildiğini, davacı …’in taşınmaza bir katkısının bulunmadığını, kendisinin izni ile davacının bu dairede oturduğunu, taşınmazın kendisi tarafından satın alındığını ileri sürerek, 158 ada 4 parselin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın ve üzerinde bulunan binanın birinci katı ve ikinci katındaki her iki dairenin de kendisi adına tapuya tescil edilmesini talep etmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ” Hükmüne uyulan bozma ilamında, uyuşmazlık konusu olan davaya konu evin 2. katının yapımına ilişkin paranın kim tarafından verildiği hususundaki ihtilafın çözümü için davalı tanığı … ile ortak tanık …’ın 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 261 inci maddesi uyarınca yüzleştirilmesi suretiyle beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi hususuna değinilmiş ise de ortak tanık …’ın vefat etmiş olması ve davalı tanığı olan …’ün bozma sonrası davada asli müdahil olarak taraf olması nedeni ile yüzleştirme imkanının kalmadığı, bu nedenle mahallinde bozma ilamı sonrası yeniden keşif icra edilip uyuşmazlığın eldeki hali ile değerlendirildiği, yapılan keşifte tüm mahalli bilirkişilerin, davaya konu taşınmaz ve üzerindeki evin asli müdahil … tarafından 1970’li yıllarda bir kat ev ve arsa olarak …’ndan satın alındığını beyan ettikleri, asli müdahil …’nun da, 25.06.1984 tarihli satış senedi ile taşınmazı eşi …’e bir katlı ev ve arsası olmak üzere devrettiğinin anlaşıldığı, yine mahalli bilirkişilerin, dava konusu evin 2. katının … ve oğlu … tarafından müteahit olan …’ a yaptırıldığının ve paraların … ve … tarafından birlikte ödendiğini ifade ettikleri, önceden davalı tanığı sonradan asli müdahil olan …’ün 2. katı tamamen kendi parası ile yaptırdığı, oğlu …’ün 2. Katın yapımında herhangi bir katkısının bulunmadığı yönündeki beyanlarına önce davalı tanığı daha sonra asli müdahil davacı konumunda olması nedeni ile itibar edilmediği, yine mahalli bilirkişilerin uyuşmazlık konusu 2. Katla ilgili 2. Katta kuzey ve güney olmak üzere iki tane dairenin bulunduğunu, kuzeydeki daireyi …’ün güneydeki daireyi ise …’ün kendileri adına paralarını katarak yaptırıp 1980’li yılların başından itibaren kullandıklarını ve halen de aynı şekilde kullanmaya devam ettiklerini belirttikleri, bozma ilamında bahsi geçen tanık … ve ortak tanık …’ın yüzleştirme imkanı kalmamış olması nedeniyle bozma ilamı öncesi ve sonrası yapılan keşiflerde dinlenen tarafsız mahalli bilirkişilerin beyanlarına değer verilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle, çekişmeli taşınmazın 25.06.1984 tarihli …’den …’e bir katlı ev ve arsası (krokideki evin 1. katı) olarak satıldığına dair satış senedi doğrultusunda … mirasçıları adına miras payları oranında tesciline; davaya konu bu taşınmaz üzerindeki evin 1. katında …’ün hak sahibi olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine, 2. kattaki güney hududundaki dairenin (krokide B harfi ile gösterilen) hak sahibi olarak …’ün 3402 … Kadastro Kanunu (3402 … Kanun) madde 19/2 uyarınca tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine ve 2. katın kuzey hududundaki (krokide A harfi ile gösterilen) dairenin ise davacı …’ün hak sahibi olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalılar … ve müşterekleri vekili ile davalı – asli müdahil … tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar … ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince delillerin ve dosya kapsamındaki beyanların değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, dosya kapsamındaki beyanlar arasında çelişki olduğunu, çelişki giderilmeden karar verildiğini, davacı … lehine olan beyanların duyuma dayalı olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, ev yapıldığı tarihte davacı …’in bir gelirinın bulunmadığını, davacının bu evde babasının izni ile oturmasının davacı lehine yorumlanmasının hatalı olduğunu, davacı …’ün iddiasını destekleyecek somut bir delilin dosyada mevcut olmadığını, taşınmazın komisyon tespit maliki Kıymet’e satıldığı 1984 yılında ikinci katın inşaatının tamamlanmış olduğunu ve taşınmazın mevcut haliyle Kıymet’e devredildiğini, ayrıca …’ün talebi olmamasına rağmen ikinci katın 1/2 hissesinin …’e verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, bu sebeplerle ve re’sen dikkate alınacak diğer nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Asli müdahil – davalı … temyiz dilekçesinde özetle; hükmü temyiz eden diğer davalıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere benzer nedenlerle hükmün bozulmasını ve davacı …’ün davasının reddine karar verilerek taşınmazın tamamının muris … adına, yahut mirasçıları adına miras payları oranında tescil edilmesini talep ettiğini ifade etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın üzerinde bulunan binanın 2. katının yapımında davacı tarafın bir katkısı olup olmadığı; ikinci katın kuzey bölümünde bulunan ve teknik bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bağımsız bölümün kime ait olduğu; bu bölümde davacı lehine zilyetlik şerhi verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 14,15 ve 19/2 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar … ve müşterekleri vekili ile davalı asli müdahil … temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL’nin temyiz eden davalı … ve müştereklerinden alınmasına,
269,85 TL onama harcının da temyiz eden davalı – asli müdahilden alınmasına,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.