Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/5197 E. 2023/4861 K. 06.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5197
KARAR NO : 2023/4861
KARAR TARİHİ : 06.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/187 E., 2015/6 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2015 tarihli ve 2014/187 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesi sunulmasından ibarettir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığın, mağdurenin kıyafetinin alt bölümünü çıkararak parmağını mağdurenin cinsel organına soktuğu, mağdurenin acı hissetmesi üzerine bağırdığı, daha sonra sanığın mağdureyi bıraktığı anlaşılmakla sanığın sübut bulan eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasını oluşturduğu ve bu maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken sanık hakkında eksik cezaya karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu yönündedir.

III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinden önce mağdure ile sanığın bir süre arkadaşlık yaptıkları ancak sanığın daha sonra başka birisiyle evlendiği, mağdurenin sanıkla olan arkadaşlığını sonlandırdığı ancak sanığın mağdureye mesaj atmaya devam ettiği, olay günü sanığın ikamet ettiği apartman içerisinde aşağıya doğru inerken mağdure ile karşılaştığı, bu sırada sanığın, mağdurenin yanında bulunan arkadaşını dışarıya gönderdiği devamında ise sanığın mağdurenin dudağını ve vücudunun değişik yerlerini öpmeye başladığı, mağdurenin beyanlarına göre sanığın ayrıca cinsel organına parmağını soktuğunu belirttiği ancak adli raporda buna ilişkin tespit yapılamadığı anlaşılmakla sanığın eyleminin suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin göğüs ve dudaklarından öpmek olduğu ve bu eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, karar hukuka uygun bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2015 tarihli ve 2014/187 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararında o yer Cuhmhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.09.2023 tarihinde karar verildi.