YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26642
KARAR NO : 2013/3247
KARAR TARİHİ : 14.02.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 20 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Temyiz isteminin HUMK’un 427. maddesi gereğince reddine.
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm ile bu hususa yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; davacı lehine tayin olunan tazminat miktarı ile reddolunan kısım dikkate alındığında, hükmün temyizi kabil olduğu gözetilmeden temyiz talebinin reddine dair verilen 05.01.2011 tarihli ek karar usul ve kanuna aykırı olduğundan ret kararı kaldırılarak esasa yönelik olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü;
Yasal faizin dava tarihinden talep edilmesine rağmen, talep aşılmak suretiyle gözaltı tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Davacının kolluk tarafından kanuna uygun olarak yakalanıp, 1 gün gözaltında tutulduktan sonra Cumhuriyet savcısı tarafından serbest bırakıldığı, davacının gözaltına alındığı süre içinde uğradığı zarara ilişkin delil ve belge ibraz edememesi karşısında, tutuklama tarihinde geçerli olan asgari ücret esas alınarak maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde, “zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi” kanuna aykırı,
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen 20 TL’ nin belirtilen ölçütlere uymayıp az olduğunun gözetilmemesi,
3- Davanın kısmen kabul edilmesi karşısında, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.