YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4078
KARAR NO : 2011/9969
KARAR TARİHİ : 09.06.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira sözleşmesinin iptali ve 262.741,25 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin davalıya ait mecuru 09.04.2007 tarihli kira sözleşmesi ile 5 yıllığına kiraladığını, ancak eksik hususların giderilmediği gibi genel iskan da alınmadığından işyeri çalıştırma ruhsatı alınamadığını ileri sürerek kira sözleşmesinin feshi ile peşin ödenen kira bedelinden kullanım süresi mahsup edilerek kalan 122.500 Euro’nın faizi ile, ayrıca kendilerinin yaptığı masraflar ve alınan aidatlar için şimdilik 2.000,00 liranın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacının sözleşmeyi imzaladığı tarihte belirtilen eksiklikleri bilerek kira sözleşmesi yaptığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, BK. 249.md.ne dayalı aktin feshi ile peşin ödenen kira bedellerinin, yapılan masrafların ve ödenen aidatların iadesi istemine ilişkindir.
Davacının 09.04.2007 tarihli 5 yıllık kira sözleşmesi imzaladığı, kira bedelini peşin olarak 140.000 Euro olarak ödediği ihtilaflı değildir.
Uyuşmazlık, davalının sözleşme ile yüklendiği dükkânın kullanılmasını davacı (kiracıya) bırakmak üzere teslim etme borcu yönünden temerrüde düştüğü olgusuna dayanmaktadır.
Borçlar Kanununun 249/1. maddesine göre kiralayan kiralananı akitten maksut olan kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti zarfında bu halde bulundurmakla yükümlüdür. Yine, Borçlar Kanununun 249/2.maddesine göre; kiralanan akitten maksut olan kullanmak mümkün olmayacak, yahut intifaı ehemmiyetli surette azalacak bir halde teslim olmuşsa, kiracı akdi feshe ya da ücretten münasip bir miktarın tenzilini istemeye selahiyattardır.
Somut olayda; davalı kanundan doğan bu yükümlülüğünü sözleşme anında yerine getirmediği gibi, sözleşme kurulduktan sonra da yerine getirmemiştir. Kaldı ki, davalı savunmasında ve mahkeme gerekçesinde davacının sözleşmenin kuruluşu anında bu durumu bildiği halde sözleşme yapması nedeniyle katlanması gerektiğini ileri sürmektedir. Ancak, davacının bu yeri 5 yıllık süre ile kiralanması durumunda davacı kiracının amacının gerçekleşmeyeceğini bilerek böyle bir sözleşme yapması hayatın olağan akışına aykırıdır.
O halde mahkemece, davanın kabulü ile akdin feshine ve istirdat ile ilgili tüm deliler toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken itibar edilmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.