Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/7052 E. 2023/5393 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7052
KARAR NO : 2023/5393
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2466 E., 2020/1424 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/67 E., 2019/47 K.

Taraflar arasındaki orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı açılan itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu … ili … ilçesi Mahallesi … Köyünde kain 176 (yeni 4040 ada 9) parsel … taşınmazın; 1939 yılında ilan edilerek kesinleşen 3116 … Orman Kanunu (3116 … Kanun) uyarınca yapılan orman tahdit çalışmalarında bir kısmının orman sınırları içerisinde bırakıldığı, daha sonra yapılan ve 1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 … Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasının olduğu, 1958 yılında yörede yapılan arazi kadastrosu sonucunda çekişmeli taşınmazın eşit paylarla İbrahim Koç ve … Koç adına tapulandığı, bilahare taşınmazın 1/2 payının … tarafından kayıt maliki İbrahim Koç’tan 1999 yılında kayden satın alındığı anlaşılmaktadır.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan alanda kaldığını, davalı taşınmaz hakkındaki kadastro çalışmasının hatalı olduğunu, taşınmazın orman ile ilgisinin bulunmadığını belirterek, itirazın kabulü ile kadastro işlemlerinde yapılan teknik hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde ve yargılama safhasındaki beyanlarında özetle; dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit tutanak ve haritalarına göre Devlet Ormanı sınırları içerisinde kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 … Kanun) uyarınca yapılan kadastro işlemlerinde, dava konusu taşınmaz açısından bir değişikliğin, yeni tespitin bulunmadığı ve taşınmazların güncel hukuki konumları uyarınca dava konusu olan taşınmazın orman sınırı içerisinde bulunan kısımlarının orman vasfında olduğunun belirtildiği, itiraza konu çalışmanın mevzuata ve usule uygun olduğu, dava konusu taşınmazlar açısından, düzeltilmesi gereken herhangi bir hatanın bulunmadığı, taşınmazların vasfında, konumunda veya yüzölçümünde herhangi bir değişikliğin yapılmadığı anlaşılmakla, 6292 … Kanun
uyarınca yapılan kadastro çalışmasının düzeltilmesine yönelik davacıların davalarının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
Davacılar istinaf dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın sınırlarında 175 ve 197 nolu parseller ile Demirci deresi ve değirmen yolunun bulunduğunu, taşınmaz 1939 yılında kesinleşmiş orman haritasına göre orman tahdit sınırında olmadığını ve davacılar murisleri tarafından arazi kadastrosu öncesinde de tarla olarak evvelden itibaren kullanılan bir taşınmaz olduğunu, hiçbir şekilde orman örtüsü ile kaplı olmadığı gibi ormandan açma bir yer de olmadığını, nazım imar planlarında da taşınmazın tarım alanı olarak göründüğünü, dosyada iki ayrı bilirkişi heyeti tarafından keşif yapılarak iki farklı rapor tanzim edildiğini ancak bu iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, orman sınır noktalarının zeminde doğru tespit edilmediğini, keşif esnasında 295 OS noktasındaki eski değirmen kalıntılarının görülmesine rağmen bu hususa raporda hiç değinilmediğini, OS noktalarının tamamen hatalı olarak tespit edildiğini ve yapılan düzeltme işleminin hatalı olduğunu açıklayarak yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmişlerdir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen taşınmazın bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen kısmının, 1939 yılında 3116 Orman Kanunu (3116 … Kanun) uyarınca yapılan orman tahdit çalışmalarında orman sınırları içerisinde bırakıldığı, 2896 … 6831 … Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun (2896 … Kanun) ve 3302 … 31.08.1956 Tarihli ve 6831 … Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 … Kanun) uygulamalarında 2/B uygulamasına konu edilmediği, ancak 1959 yılında 766 … Kanuna göre yapılan tapulama çalışmalarında şahıslar adına tapu kayıtlarının oluşturulduğu, orman tahdit haritasına uyulmadığı, dava konusu edilen 6292 … Kanun çalışmalarında da 3116 … Kanun’a göre yapılan orman tahdit hattının uygulanması sonucu, bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen kısımlarının, orman sınırları içerisine dahil edildiği, yeni oluşturulan orman kadastro haritasındaki sınırların 3116 … Kanun’a
göre oluşturulan orman sınır hattını aynen aldığı, bir değişiklik yapılmadığı, böylece İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun)
353/(1)-b.1 maddesi gereğince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde de belirtildiği üzere İlk Derece Mahkeme kararının eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayalı olduğunu, gerekli orman araştırmasının yapılmadığını, taşınmazın tamamının uzun yıllardır tarım arazisi olduğunu, çelişkili raporlar ile davacıların mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, böylece İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 … Kanun’un 11 inci maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı açılan itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 … Kanun’un 11 inci maddesinin 10 uncu bendi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
54,40 TL’nin peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi,
23.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.