Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/6628 E. 2023/5453 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6628
KARAR NO : 2023/5453
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1062 E., 2022/734 K.
KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/78 E., 2022/70 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu sonucu verilen kullanıcı şerhinin iptali ile davacı adına şerh verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sonucunda, … ili Kepez ilçesi Erenköy Mahallesi çalışma alanında bulunan 6664 ada 22 parsel … 213,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun)
2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1971 yılından beri …’nın kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; 6664 ada 22 parsel … taşınmazın davacının fiili kullanımında bulunduğunu, davacı tarafından bedelsiz iade için başvurulmuş ise de bunun sonuçlanmadığını belirterek taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, kullanıcının davacı olduğunun tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın 1971 yılından beri kendi kullanımında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 1994 yılında davacı adına tescil edilmesinden sonra … 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.05.2007 tarihli ve 2006/213 esas, 2007/220 karar … ilamı ile tescilin iptal edildiği, dolayısıyla o tescil sonucu oluşan o tapunun dayanaksız olduğu belirtilerek hukuki varlığına son verildiğinden, kullanıcı tespitinde de nazara alınmaması gerektiği, böyle olunca, davacının, kullanım kadastrosu ve öncesinde çekişme konusu taşınmazı eylemli olarak korunmaya değer şekilde kullandığını ispat etmesi gerektiği, hem istinaf ilamından önce hem de istinaf ilamından sonra icra kılınan keşiflerde görüşlerine başvurulan mahalli bilirkişiler ve tanıklar öz olarak 50 yıldan beri davalının bu taşınmazı kendisine ait bitişikte bulunan evin bahçesi olarak kullandığını, davacının eylemli olarak kullanımına dair bir bilgilerinin bulunmadığını, onu tanımadıklarını beyan ettikleri, harita mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 30.11.2021 tarihli krokili raporda 2016 yılı Ocak-Mart ve Haziran aylarına ait uydu fotoğrafların da uygulandığı, taşınmazın şimdiki gibi kullanıldığının gözlenlendiği, ziraat mühendisi bilirkişi raporunda, taşınmaz içerisinde 16-18 yaşlarında bir dut ağacı, 8-10 yaşlarında mandarin ağacı, 16-18 yaşlarında limon ağacı bulunduğunun belirtildiği, davacı vekilinin, davalının, evi ile çekişmeli taşınmazı çevreleyen duvarların farklılık gösterdiği şeklindeki iddiasının da sonuca etkili olmadığını, bazı bahçe duvarlarının daha önce bazısının daha sonra örülmüş olmasının olayların normal akışına uygun bir durum olduğunu, davacının, taşınmazı ekonomik amacına uygun bir şekilde kullandığını ispatlayamadığı ve diğer yandan tanıklar ve mahalli bilirkişilerin ağırlıklı olarak davacının taşınmazı yaklaşık 50 yıldan beri kendisine ait evin bahçesi olarak kullandığını beyan ettikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaları tekrarlayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, taşınmaz üzerinde davacının hak sahibi olup aynı zamanda kullanıcısı olduğunu, bölgeye ilişkin kayıtlarda da kullanıcının davacı olduğunun yazıldığını, davacının yaşlı ve … dışında olduğunu fırsat bilerek adına tespit yaptırdığını, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağından tescilin sebeplerinin araştırılmadığını, taşınmazın davacı adına tescil tarihinin 1973 olduğunu, imar uygulamasının ise 1994 de yapıldığını, bu nedenle 1971 yılından beri davalının kullanımındadır tespitinin doğru olmadığını, 1973 ve 2007 yılları arasında tapunun davacı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın 1971 yılından beri kullanılmış olsaydı çok daha fazla ağaç olacağını, davalının duvarı ile taşınmazın duvarının farklı olduğunu ve taşınmaz için bedelsiz iade hakkından yararlanılamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3402 … Kadastro Kanunu’na (3402 … Kanun) eklenen Ek 4 üncü maddesi gereğince, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerle ilgili kadastro tespiti sırasında, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceğinin düzenlendiği, belirtilen kanun hükmü gereği kullanıcı tespiti yapılan taşınmazlarda kim ya da kimler lehine kullanıcı şerhi verileceği belirlenirken tespit tarihi itibari ile taşınmazda fiili kullanım ya da fiili hakimiyetin bulunması gerekli ve yeterli olduğu, 3402 … Kanun’un 14. maddesinde belirtilen şekilde ekonomik amaca uygun 20 yıl süren bir zilyetliğin de bulunmasının şart olmadığını, somut olayda, taşınmazın eski maliki davacı ise de tapu iptal kararının 2009 yılında kesinleştiği, davacı tanıkları davacının parseli 1970 ve 1980’li yıllarda kiraya verdiğini veya vermek istediğini beyan etmişler ise de taşınmazın tapu iptale ilişkin alınan dosyadaki raporda da 2008 yılında da boş arsa olduğu tüm mahalli bilirkişi beyanlarına göre davacının tespit tarihinde her hangi bir kullanımının olmadığı özetle davanın kullanım kadastrosuna ilişkin olduğu, davacının tespit sırasında davaya konu taşınmazı kullandığını ispat edilemediği bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde 3402 … Kanun’un Ek-4.maddesine göre kullanıcı şerhi verilebilmesine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kanun’un Ek-4.maddesi, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2 nci maddesinin B fıkrası
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz edenden alınmasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.