Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2010/1072 E. 2010/5042 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1072
KARAR NO : 2010/5042
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Temyiz dilekçeleri içeriklerine göre; verilen kararlara yönelik olarak yalnız sanık sıfatıyla temyiz ettikleri kabul edilerek yapılan incelemede;
… ve …’ın mağdur …’a karşı eylemleri, sanık …’un mağdur …’a karşı eyleminden dolayı dava açıldığı anlaşıldığından bu hususlarda mahkemesince hüküm kurulması mümün görülmüştür.
1- Sanıklar … ve … hakkında yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı suçtan beraat etmesi karşısında temyizde hukuki yararı bulunmadığından ve beraat gerekçesine yönelik bir temyizde olmadığından sanık müdafiinin temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi istem gibi REDDİNE,
2- Sanık …’ın …’a, sanık …’un …’a yönelen basit yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-Sanıklar … ve … haklarında nitelikli yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
a-) Mağdur …’ta oluşan hayati tehlike oluşturacak şekilde bıçakla yaralamanın sanıklardan hangisinin eylemi sonucu oluştuğu açıklığa kavuşturulup sonucuna göre, sanıklar hakkında 765 sayılı TCK’nın 463. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
b-) Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.