YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3402
KARAR NO : 2023/14117
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/568 E., 2015/656 K.
SUÇLAR : Nitelikli tehdit, tehdit, 6136 sayılı yasaya muhalefet, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, bozma
1. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden, sanık hakkında hükmolunan doğrudan adli para cezasının türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın bu suç bakımından temyiz isteğinin, karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Sanıklar hakkında nitelikli tehdit, tehdit ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 Sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün İncelemesinde;
Sanık hakkında hükmolunan doğrudan adli para cezasının miktarı bakımından, 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca üç bin liraya kadar olan mahkûmiyet hükümlerinin kesin nitelikte olması ve temyiz kabiliyetinin de bulunmaması nedeniyle, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık … Hakkında Mağdurlar … ve …’e Yönelik Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün İncelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık …’in temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
III. Sanık … Hakkında 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet; Sanık … Hakkında Mağdurlar … ve …’e Yönelik Tehdit Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelemesine Gelince;
Sanık … hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan 1 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 Sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulandığı kararda belirtilmemişse de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak, infazda gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Sanık … hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde, sanığın tekerrüre esas sabıka kaydının bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan diğer mahkumiyet hükmünde uygulanan 5237 sayılı Kanun’un 58/6-7. maddesinin, bu hükümde uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Suç tarihinin, 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin onbirinci fıkrasında, 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten önce olduğu belirlenmekle;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan ”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin ”… seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu 6136 sayılı yasaya muhalefet suçunun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında, sanık … hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi açısından, yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden,
a.Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un yedinci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b. Uzlaşma sağlanamaması durumunda ise, hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde, basit yargılama usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden, Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçu yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci ve devamı maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz istekleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.