YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8762
KARAR NO : 2023/5883
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/38 E., 2015/156 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/38 Esas, 2015/156 Karar sayılı kararıyla sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurenin daha önce cinsel ilişkiye girmiş olmasının suçun vasfını değiştirmeyeceğine, mağdure suç tarihinde on beş yaşını doldurmadığından rızasının suçun oluşumuna etkisinin olmadığına, mağdurenin birlikte olduğu diğer kişiyi ihbar etmemesi nedeniyle beyanının samimi bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, mağdurenin beyanlarının samimi ve çelişkisiz olduğuna, mağdurenin olayın gerçekleştiği tarihi tam hatırlayamamasının nedeninin sanığın mağdureye rızası dışında kullandırdığı uyuşturucu madde olduğuna, mağdurenin kolluk tarafından bulunması üzerine olayı anlattığına, bu durumun mağdurun intikam almak amacıyla hareket etmediğini gösterdiğine, sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.
B. Katılanın Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesi ile bildirdiği beraat kararının usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle bozulması istemine ilişkindir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığın mağdureye zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismarda bulunduğu ve sanığın atılı suçu işlediğinin ne şekilde subuta erdiğinin esas hakkındaki mütaaalada delilleriyle belirtildiği halde sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, sanığın kendisine ait iş yerinde bir ay kadar çalışan ve aralarında hizmet ilişkisi olan, suç tarihi itibariyle on beş yaşını doldurmayan mağdureyle vajinal bölgeden tarihi belli olmayan 2014 yılının Ağustos ayında farklı günlerde iki defa organ sokmak şeklinde cinsel ilişkiye girmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de;
Daha önce de dört beş kez evden kaçan mağdurenin en son evden kaçtığı 21.12.2014 tarihinden sonra 02.01.2015 günü kuzeni aracılığıyla annesi ve polisler tarafından bulunduğu, emniyetteki ifadesinde evden ayrıldığı süre içinde …. isimli şahıs ile cinsel ilişki yaşadığını, ayrıca sanık ile de üç-dört ay öncesinde rıza dahilinde cinsel ilişkiye girdiğini, ….’den şikayetçi olmadığını, ancak sanıktan şikayetçi olduğunu söylediği, yine bu ifadesinde sanık ile iki kez ilişkiye girdiğini söylemesine karşın duruşmadaki ifadesinde bir ya da iki kez mi ilişkiye girdiğini ve tam tarihini de hatırlamadığını beyan ettiği, mağdurenin evden kaçması nedeniyle karakola müracaat eden annesi Münevver’in sanığın yanında olabileceği beyanı üzerine sanığın da mağdurenin bulunmasından evvel kaybolması ile ilgili karakola çağrıldığı, mağdure tarafından da doğrulandığı üzere; mağdurenin, bulunmasından bir gün önce sanığın işyerine gelip 2 saat kadar işyerinde beklemek istediği, sanığın “Zaten karakola çağırdılar, sıkıntı çıkar” diyerek kabul etmeyip mağdureyi kovduğu, mağdurenin de buna kızıp “Bunun hesabını vereceksin” diye söyleyip gittiği, ertesi gün bulunduğunda ifadesi alınırken; evden kaçtığı süre içinde rızası ile cinsel birliktelik yaşadığı ….’den şikayetçi olmadığı, ancak üç-dört ay önce gerçekleştiğini söylediği dava konusu iddiada bulunarak sanıktan şikayetçi olduğu, bu tarihe kadar sanık hakkında söz konusu iddiaya dayalı bir şikayet başvurusunun bulunmadığı gibi, annesi de dahil duruşmada dinlenen tanıklara olayla ilgili herhangi bir anlatımının da bulunmadığı, yukarıda açıklandığı gibi eylemin kaç kez olduğu ve hangi tarihte gerçekleştiği hususundaki aşamalardaki beyanlarının da birbiri ile tutarlı olmadığı, sanığın savunmalarında suçlamaları kabul etmediği, mağdurenin çalıştığı dönemde kendisine aşık olduğunu, ancak kendisinin karşılık vermediğini, işyerinden kovup aşkına karşılık vermemesi nedeniyle bu iftirayı attığını beyan ettiği, dosyada tek delilin mağdurenin beyanı olduğu, açıklanan hususlar göz önüne alındığında mağdurenin ifadelerinin samimi olduğuna dair ve itibar edilebileceği hususunda şüphe oluştuğu, ceza yargılamasında şüphe üzerine mahkumiyet hükmü tesis edilemeyeceği, zira bunun ceza adaleti ile bağdaşmayacağı kanaatine varılarak, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle beraatine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekili, katılan ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/38 Esas, 2015/156 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.