YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7220
KARAR NO : 2013/2711
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-a-b-e, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve kabule göre; otomobil sürücüsü sanığın, önünde aynı yöne seyreden katılan idaresindeki bisiklete arkadan çarparak, katılanın yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, 5237 sayılı TCK sisteminde, kusur oranının sayısal olarak belirlenmesi ve kusur oranına göre tayin olunan cezada indirim yapılması usulünden vazgeçilerek, kusur durumunun temel cezanın belirlenmesinde esas alınacak bir ölçüt olmasının kabul edildiği dikkate alındığında, dosya kapsamına göre sanığın kusursuz olduğunun kabulünün mümkün bulunmaması ve sanık hakkında temel ceza asgari hadden tayin edilmiş olup, aleyhe temyiz bulunmaması karşısında, tarafların kusur durumlarına ilişkin rapor alınmasının sonuca etkili olmayacağı anlaşıldığından, tebliğmamedeki keşif yapılmadan eksik incelemeyle karar verildiği düşüncesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına; Mahalli Cumhuriyet savcısının eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Katılan mağdura ait Ankara Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 06.02.2008 tarihli doktor raporunda, meydana gelen kaza sonucu katılan mağdurun hafif (1) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı belirtildiği halde, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmolunan temel cezada TCK’nın 89/2-b maddesi uyarınca arttırım yapıldığı sırada, uygulama yeri bulunmayan anılan Kanunun 89/2-a ve 89/2-e bentlerine de yer verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322.
addesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 2. bendindeki “TCK’nın 89/2-a,b,e” ibaresi hükümden çıkartılarak, yerine “TCK’nın 89/2-b” ibaresinin yazılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.