YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16010
KARAR NO : 2023/14280
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/480 E. ve 2021/644 K.
SUÇ : Basit tehdit
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2020/480 Esas, 2021/644 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, basit tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.340,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.10.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 94660652-105-27-21105-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2023 tarihli ve 2023/31969 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31969 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Somut olayda, sanık hakkında katılana yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 125/1, 125/3-a ve 106/1-2.cümle maddeleri uyarınca kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve sair tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan beraatine, sair tehdit suçundan ise mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, sair tehdit suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘uzlaşma’ başlıklı 253/3. maddesinde yer alan “…Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile sair tehdit suçu yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir..”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi;
“…
Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.
…” Şeklinde düzenleme içermektedir.
2. Hükümlü hakkında yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamında olmayan kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan beraat, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamında olan basit tehdit suçundan da mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Hükümlü hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, basit tehdit suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin somut olayda uygulama olanağı kalmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesindeki esas ve usullere göre hükümlü ile katılan arasında uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2020/480 Esas, 2021/644 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.