YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3765
KARAR NO : 2023/14081
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/26 E., 2015/747 K.
SUÇLAR : Tehdit, mala zarar verme, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/26 Esas, 2015/747 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehdit, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; “Sanıkların eylemlerini gördüğüne ilişkin soruşturma aşamasında beyanda bulunan ve olayın tek görgü tanığı olan M.D.’nin duruşmada dinlenmesi gerekirken, temin edilemediği ve dosyanın sürüncemede kalmaması şeklindeki hatalı gerekçelerle dinlenmesinden vazgeçilerek, yazılı şekilde eksik araştırma ile beraat hükümleri kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesinin Kanun’a aykırı olduğu” görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Tanık M.D.’nin soruşturma aşamasındaki ifadesinde, sanık …’ın sevk ve idaresindeki 35 … … plakalı araçla olay yerine geldiğini, içerisinde …, … ve T.D.’nin olduğunu, yaklaşık 10 dakika sonra silah sesi duyduğunu, sanık …’ın kahvehaneye silah sıktığını öğrenince olay yerinden ayrıldığını beyan etmesine rağmen, tanığın yargılama aşamasında ifadesinin alınmadan yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların olay günü fikir ve eylem birliği içerisinde, kullanmakta oldukları araçla mağdurun işletmeciliğini yaptığı … Kahvehanesi isimli iş yerinin önüne gelerek, sanıklardan …’ın aracın arka penceresinden ateş ettiği ve böylelikle üzerilerine atılı tehdit, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, mağdur ifadesi, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamından, sanıkların üzerilerine atılı suçları işlediklerine dair somut delil edilememesi nedeniyle beraat kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tanık M.D.’nin hazırlıkta verdiği ifadesinde, özetle; sanıkların olay yerine, sanık …’in kullandığı araç ile geldiklerini, sanıkların bir zarar verebileceğini düşünerek olay yerinden ayrıldığını, aradan on dakika geçtikten sonra silah sesleri duyduğunu, olay yerine gittiğinde sanıklardan …’ın kahvehaneye silahla ateş ettiğini öğrendiğini, ancak sanıkların silahla ateş ettiğini görmediğini beyan etmesi karşısında, olaya ilişkin doğrudan bilgi ve görgü sahibi olmayan tanık M.D.’nin dinlenilmemesinden vazgeçilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve Tebliğname görüşüne bu nedenle iştirak olunmamıştır.
B. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık …’in, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 31.07.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/26 Esas, 2015/747 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle … 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/26 Esas, 2015/747 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.