YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2484
KARAR NO : 2023/6184
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i ve tazminat asıl ve birleşen davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin dünyaca tanınmış Louıs Vuıtton markalarının bulunduğunu, Türkiye’de de mağazalarının mevcut olduğunu, davalının ise müvekkiline ait çantanın ayırt edilemez derecede benzerini müvekkilinin markalarını kullanarak üretip satmakta olduğunu, konuyla ilgili çektikleri ihtarnameden sonuç alamadıklarını, davalının bu eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek markaya tecavüzünü ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, tekrarının önlenmesine, dava konusu malların zaptı ile imhasına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın en yüksek ticari faiziyle davalılardan tahsiline ve kararın gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davadaki iddialarını tekrar etmiş ayrıca davalının müvekkiline ait çanta modelini üretip hem de nursace adı altında satışa sunduğunu, dava dışı nursace şirketi hakkında daha önce dava açtıklarını her iki şirketin de aynı ve tek ortaklı olduklarını ileri sürerek davaların birleştirilmesine ayrıca markaya tecavüzünü ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, tekrarının önlenmesine, dava konusu malların zaptı ile imhasına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi ve 100.000,00TL manevi tazminatın en yüksek ticari faiziyle davalılardan tahsiline ve kararın gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar vekili asıl dava cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’de ve birçok ülkede tanınmış ayakkabı ve çanta firması olduğunu, müvekkilinin satmış olduğu ürünlerin kendi ürünleri olduğunu, başka markaların taklit edilmediğini, dava konusu çanta modelinin piyasada klasikleşen çantalardan olduğunu, seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’de ve birçok ülkede şubeleri bulunan ayakkabı ve çanta firması olduğunu, müvekkilinin kendi ürünlerini üreten bir firma olduğunu, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının bir kâr kaybı olmayacağını, zira kitlelerinin farklı olduğunu, davacının taraf hatasına düştüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı her iki şirketin aynı kişi tarafından kurulup, aynı adreste faaliyet gösterdiği, hangi şirketin dava konusu marka ihlali oluşturan ürünü üretip hangisinin sattığının tam olarak tespitinin mümkün olmadığı, davalıların herhangi bir hakları olmadığı halde davacı markasını taklit ederek aynı ürünü üretip piyasaya sürdükleri, maddi tazminat tutarının tam olarak belirlenemediği, ihlal oluşturan ürünlerin adetinin bilinemediği, davalıların eylemi, aynı zamanda davacının markadan kaynaklı manevi haklarını da ihlal ettiği, ihlalin niteliği, tarafların sıfatı ve hakkaniyet ilkesi gözetildiği gerekçesiyle davaların kısmen kabulüne, her iki davalının davacının sahibi olduğu 2015/34225 ve 160239 tescil no.lu markalara tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, bu markalara tecavüz oluşturan davalı ürünlerine el konularak imhasına, toplam 5.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte her iki davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dayalı manevi tazminat talebinin reddine, masrafı davalılardan alınarak hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan trajı en yüksek 1 gazete ile ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkil şirketin Türkiye ve birçok ülkede şubeleri bulunan tanınmış bir ayakkabı firması olduğunu, tanınmış bir markanın taklit ürünler üretmesi ve bunları satışa sunmasının tanınmışlık düzeyini ve itibarını zedeleyeceğini, dolayısıyla müvekkil şirketin bu riski almayacağının da takdir edilmesi gerektiğini, davacı ürünleri ile müvekkil şirkete ait ürünler arasında benzerlikler bulunsa da birebir aynı olmadıklarını, günümüzde birçok çantanın birbirinin benzeri olarak üretildiğini, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu ve müvekkil şirketle benzer ürünlerin resimlerinin bulunduğu dilekçede de açıkça görüleceği üzere ürünler arasında farklılıkların bulunduğunu, birebir benzer olduklarından söz edilemeyeceğini, davacı tarafın müvekkil şirketin haksız rekabet fiil ve işlemleri gerçekleştirdiğine ilişkin beyanlarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin haksız rekabeti söz konusu olmadığından hükmedilen maddi ve manevi tazminat kalemleri haksız ve mesnetsiz olduğu gibi fahiş olduğunu, hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan tirajı en yüksek bir gazete ile ilanına karar verilmesinin müvekkili şirketin ticari itibarına zarar vereceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair hususlardaki gerekçelerin hukuka uygun bulunduğu, ancak mahkemece asıl ve birleşen davalar tek bir davaymış gibi hüküm kurulup davalılardan toplam 5.000,00 TL maddi tazminat alınmasına karar verildiği, birleşen davalar bağımsızlıklarını koruduğundan her bir dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği, davacı tarafın tazminata yönelik istinaf talebinde bulunmadığı, buna göre her bir davalı yönünden 2.500,00’er TL maddi tazminat ve ayrıca ihlalin niteliği tarafların sıfatı ve hakkaniyet ilkeleri gözetildiğinde, somut olay bakımından 10.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesinin daha uygun olacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın davalıları vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davalının davacının sahibi olduğu 2015/34225 ve 160239 tescil numaralı marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, bu markaların tecavüz oluşturan davalı ürünlerine el konularak imhasına, 2.500,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte asıl davanın davalısından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının davacının sahibi olduğu 2015/34225 ve 160239 tescil numaralı marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, bu markaların tecavüz oluşturan davalı ürünlerine el konularak imhasına, 2.500,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte birleşen davanın davalısından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, masrafı davalıdan alınarak hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı taraf vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava ve birleşen dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve tekrarının önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi ve devam hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.