YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6303
KARAR NO : 2023/4729
KARAR TARİHİ : 04.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/222 E., 2023/192 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/246 Esas, 2022/381 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2023/222 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Temel cezanın asgari hadden uzaklaşmayıp ve iyi hal indirimi yapılmasının hatalı olduğuna, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece “Olay tarihinde saat 19.00 sularında Adnan Menderes Mahallesindeki Toki-3 konutlarında yer alan basketbol sahası içerisinde yanında bisikleti ile bulunan on iki yaşından küçük olan mağdur …’ı gören suça sürüklenen çocuğun, mağduru yere yatırarak mağduru ağzından yaladığı, mağdurun pantolonunu çıkarıp kendi pantolonunu da dizlerine kadar sıyırdığı, önce elleriyle mağdurun genital bölgesine ve poposuna dokunduğu, daha sonra kendi cinsel organını mağdurun genital bölgesine dokundurduğu, bu sırada mağdurun dudağını yalamaya devam ettiği, suça sürüklenen çocuğun eylemlerini gören çevreden insanların uzaktan seslenerek olaya müdahale ettikleri, bunun üzerine korkan suça sürüklenen çocuğun olay yerinden kaçtığı iddiası ile mahkememize kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk, mahkememizdeki beyanında, atılı suçu işlemediğini, mağduru hiç görmediğini, soruşturma aşamasındaki ifadesini polis zoruyla verdiğini savunmuş ise de, soruşturma aşamasında, olay tarihinde mağduru bisikleti ile sahaya girerken gördüğünü, aklına kötü şeyler geldiğini, mağduru takip ettiğini, yanına gidip mağduru bisikletten kucaklayarak indirdiğini, dudağından öptüğünü, yere yatırdığını, mağdurun pantolonunu indirdiğini, kendi cinsel organını da açtığını ve mağdurun ağzına sokmak istediğini, mağdurun çırpınması sebebiyle ağzına tam olarak sokamadığını, sadece ağzına sürttüğünü, daha sonra tamamen mağdurun üstüne yattığını, kendi cinsel organını mağdurun cinsel organına denk getirmek istediğini ancak başaramadığını, bu şekilde birkaç dakika mağdurun üzerine doğru yattığını, mağdurun direnmesi sebebiyle cinsel organını mağdurun cinsel organına sokamadığını savunmuştur.
Mağdur …’ın suç tarihi itibarıyla 12 yaşını tamamlamamış olduğu anlaşılmış, soruşturma aşamasında ÇİM’de dinlenmiş olması ve CMK’nın 236/2. maddesi gözetilerek mağdurun mahkememizce dinlenmesine yer olmadığına karar verilmiş ve ÇİM CD’si duruşmada izlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş aralığında olduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 19/10/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olduğu; yine suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 05/07/2022 tarihli sosyal inceleme raporuna göre, suça sürüklenen çocuğun zihinsel ve ruhsal gelişiminin yaşına uygun olduğu, olayın anlam, önem ve hukuki sonuçlarını kavrayabilecek durumda olduğu, fiille ilgili davranışlarını yönlendirebilecek kadar zihnen gelişmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun sonradan dönmüş olsa da olayın sıcağı sıcağına alınan atılı suçu işlediğine dair soruşturma aşamasındaki savunması ile bu savunmayla uyumlu mağdur … tanık beyanları ile dosya kapsamında bulunan diğer tüm delillerden, olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun, mağduru basketbol sahası içinde gördüğü, yanına giderek mağduru bisikletten indirdiği, mağduru dudağından öptüğü, mağduru yere yatırdığı ve pantolonunu çıkardığı, kendi pantolonunu da dizlerine kadar sıyırıp cinsel organını çıkararak mağdurun üzerine doğru yatıp kendi cinsel organını mağdurun cinsel organına sokmaya çalıştığı, ancak hem mağdurun direnmesi hem de çevrede olayı gören insanların seslenerek müdahale etmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun eylemini gerçekleştiremeden olay yerinden kaçtığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasındaki suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı bulunan 12 yaşını tamamlamamış mağdura karşı organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarına teşebbüs suçunu işlediği anlaşılmakla, suçun işleniş biçimi ve fiilin işlenmesindeki özellikler gözetilerek takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, eylemini cebirle işlemesi nedeniyle cezasından artırım yapılmasına, eyleminin teşebbüs aşamasında kalması ve suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunması nedeniyle teşebbüsün geldiği derece ve yaş küçüklüğü de gözetilerek cezasından indirim yapılmasına, suça sürüklenen çocuğun davranışları ve samimi beyanları gözetilerek hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, temel cezanın 18 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına ilişkin gösterdiği gerekçe yerinde, yeterli olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
4. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2023/222 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.09.2023 tarihinde karar verildi.