Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2009/20434 E. 2010/749 K. 25.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20434
KARAR NO : 2010/749
KARAR TARİHİ : 25.01.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde araç mülkiyetinin davalıya ait olduğunun tesbiti ile yargılama giderlerinin davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde, kendisine ait kamyonetin noterce düzenlenen kat’i satış senedi ile 13.9.1995 tarihinde davalıya satılarak teslim edildiğini, ancak davalının tüm uyarılara rağmen trafikte tescil işlemini yaptırmadığını, aracın vergilerinin mağduriyetine neden olduğunu belirterek satım ilişkisine konu edilen aracın mülkiyetinin davalıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, süresinde verdiği cevap dilekçesi ile; yetkili mahkemenin ikametgahı mahkemesi olan Bursa mahkemeleri olduğunu, aracı satın almasından bir hafta kadar sonra davacının borcu nedeni ile haczedilerek satıldığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın delil tesbitine ilişkin olduğu gerekçesi ile yetki itirazının reddi cihetine gidilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafikte kayıtlı aracın noterde satışının yapılmış olmasına rağmen trafik kaydının devralmaması nedeniyle vergi mükellefiyeti devam eden satıcının mağdur olduğu iddiasına dayalı mülkiyetin tespiti (satılan aracın davalıya geçtiğinin tespiti) istemine ilişkindir. Başka bir anlatımla talep, sözleşmeye dayanılarak açılan olumlu tespit davası niteliğindedir
HUMK’ nun 9. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden … davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir.
Somut olayda davalının ikametgâhı Bursa’da bulunmakta olup, satış sözleşmesi de Bursa 12. Noterliğince düzenlenmiştir. Bu nedenle, HUMK. nun 9 ve 10. maddelerine göre yetkili mahkeme Bursa mahkemeleridir.
Bu halde; mahkemece, süresinde yapılan yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.