YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6638
KARAR NO : 2023/5212
KARAR TARİHİ : 14.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/25 E., 2015/74 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2015/25 Esas, 2015/74 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun geç saatlerde parkta tek başına oturan mağdureye yardım etmeye çalıştığı ve mağdurenin de rızasıyla yalnızca birlikte yürüdüklerine, ayrıca mağdurenin ve babasının şikayetçi olmadığına, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair soyut iddia ve beyanlar dışında somut delil elde edilemediğine, ayrıca Mahkemece mağdurenin yaşı araştırılmadan karar verildiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, iddia, kısmî ikrar içerir savunma ve tüm dosya kapsamına göre mağdurenin gece vakti parkta olduğu sırada suça sürüklenen çocuğun yardım teklifi bahanesiyle yakınlık gösterip park içerisinde mağdureye sarılıp öptüğü, aynı eylemini önünden geçtikleri inşaat girişindeki merdivenlerde de tekrarladığı, olay sonrası mağdurenin suça sürüklenen çocuğun yanından ayrıldığı, fiilin özellikleri, eylem sırasında birlikte geçen süre ve öpme sarılma şeklinde gerçekleşen eylemde suça sürüklenen çocuğun ısrarı göz önünde bulundurulduğunda fiilin sarkıntılık boyutunu aştığı gerekçesiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına, eylemlerini aynı zaman dilimi içerisinde kesinti olmaksızın gerçekleştirdiğinden, eylemleri tek bir fiil olarak kabul edilerek hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahkemece “Suça sürüklenen çocuk …’un kendisine yardım teklifi bahanesiyle yakınlık gösterip park içerisinde korunma ihtiyacı olan çocuk …’a sarılıp öptüğü, aynı eylemini önünden geçtikleri inşaat girişindeki merdivenlerde de tekrarladığı, olay sonrası SSÇ …’nın korunma ihtiyacı olan çocuk …’un yanından ayrıldığı, fiilin özellikleri, eylem sırasında birlikte geçen süre ve öpme-sarılma şeklinde gerçekleşen eylemde SSÇ’nin ısrarı gözönünde bulundurulduğunda fiilin sarkıntılık boyutunu aştığı” şeklinde karar verilmişse de eylemin Mahkemece kabul edildiği gibi sadece öpme ve sarılma şeklinde gerçekleştiği ve bu eylemlerin kısa süreli olduğu ve bunun dışında mağdure ile birlikte olduğu süre içerisinde suça sürüklenen çocuğun başkaca bir eyleminin bulunmadığı, bu nedenle eylem sarkıntılık aşamasında kalmasına rağmen Mahkemece sarkıntılığı aştığı gerekçesiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan ceza verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenle Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2015/25 Esas, 2015/74 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.