YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15304
KARAR NO : 2013/7851
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 179/3. yollamasıyla 179/2,53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 Sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmaması yönünden 5237 sayılı TCK’da hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış, taktiri indirim nedenleri ise örnekleme yoluyla sayılmış, ancak bu hallerin sınırlı olmadığı tamamının sayılmasının da mümkün olmayacağı nazara alınarak benzer durumların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini ifade açısından bu husus “gibi” şeklinde ifade edilmiş, 765 sayılı TCK’nın 59. maddesinden farklı olarak, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilen hususların kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca taktiri indirim nedeni uygulandığında, hangi nedenlerle bu müessesenin uygulandığı kararda gösterilecek, uygulanmadığı takdirde ise fiili taktirin bu yönde olduğu kabul edilecek ve bu husus ancak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması veya fiili taktirin uygulanan diğer müesseseler karşısında hukuka aykırılık oluşturduğu ya da dosya kapsamı itibariyle açıkça kanuna aykırı olduğunun saptanması halinde bozma nedeni oluşturacaktır. Belirtilen nedenle tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın ve mahalli Cumhuriyet Savcısının, kusura ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya içeriğine ve oluşa göre; suç tarihinde, geçerli bir sürücü belgesi olmayan ve kazadan sonra yapılan ölçümde 134 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, yönetimindeki aracını süratli kullanmasının da etkisi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek, yol kenarında yürümekte olan mağdura çarpıp mağdurun sol ayak baş parmağının kopmasına neden olacak ve bu nedenle TCK’nın 89/2-a maddesi kapsamında kalacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olay nedeniyle, mağdur …, 22.10.2010 tarihli celsede, sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmiş ise de, 5237 sayılı TCK’nın 89/5. maddesine göre, taksirle yaralama suçunun bilinçli taksirle işlenmesi halinde, yalnızca TCK’nın 89/1. maddesinde kalan taksirle yaralama suçları açısından şikayetten vazgeçmenin sonuç doğurabileceği, mağdurun TCK’nın 89/2. maddesi kapsamında yaralandığı için vazgeçmenin sanığın durumunu etkilemeyeceği, sanığın alkollü … kullanmak suretiyle mağdurun nitelikli şekilde yaralanmasına neden olması şeklinde gerçekleşen eyleminde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu, ancak bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın eyleminin zarar suçu niteliğinde olduğu da değerlendirilerek, taksirle yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde suç vasfında hataya düşülerek trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline ve hazineye irat kaydına karar verilmesi gerektiği halde, hükümde nereye verileceğinin belirtilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.