Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/15040 E. 2011/15016 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15040
KARAR NO : 2011/15016
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.740,90 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davalı kurum ile 2010 yılı temizlik hizmetinin yerine getirilmesi için yapılan sözleşmenin müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak ifa edildiğini, ancak 5510 sayılı kanunun 81. maddesi gereğince sigorta primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağının hüküm altına alınmasına rağmen davalı kurumun hazinece karşılanacak bu kısmı müvekkili şirketin hak edişlerinden kestiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.740,90 TL nin ödeme tarihlerinden işleyecek reeskont faizleri ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere faiziyle birlikte tahsilini istediği 9.198, 15 TL nin görev sınırının üzerinde olduğu gerekçesiyle tensiben dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
HUMK. nun 4. maddesi hükmü uyarınca; dava edilen miktar, alacağın son kısmı olmadığı ve alacağın tamamı da münazaalı bulunduğu takdirde, mahkemenin görevli olup olmadığı, alacağın tamamına göre belirlemelidir.
Somut olayda ise; davacı vekili alacak miktarının tamamı konusunda dilekçesinde bir açıklamada bulunmadığı gibi, dava edilen miktarı dilekçenin üç ayrı yerinde 2.740,90 TL, bir yerinde ise 9.198,15 TL olarak bildirmiştir.
Şu durumda; mahkemece, kısmi davada talep edilen miktar ile alacağın tamamı konusunda davacı vekilinin açıklamalarına başvurulması ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.