YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5460
KARAR NO : 2023/6273
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/69 E., 2022/295 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdur …’ ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararına ilişkin mağdur … vekilinin temyiz isteminin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.03.2022 tarih 2022/69 Esas 2022/295 Karar sayılı ek kararıyla reddedildiği; söz konusu ek kararın mağdur … vekiline tebliğe çıkıp usulüne uygun tebliğe rağmen temyiz edilmediği anlaşılmakla; temyiz incelemesinin mağdur … ‘ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yapılmasına yer olmadığı kanaatine varılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 Tarihli ve 2019/483 Esas, 2021/340 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Katılan mağdurlar …, …, …, … …’ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; katılanlar … ve …’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davalarında sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Ceza Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Katılan mağdur …’ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 62 ile ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Katılan mağdur …’ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 ile 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
4. Katılan mağdur …’ya karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
5. Katılan mağdur …’ya yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi,103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.02.2022 Tarihli ve 2022/69 Esas, 2022/295 Karar Sayılı Kararı İle
1. Sanık hakkında katılan mağdurlardan …’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet, …’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat, … ve …’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf taleplerinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık hakkında katılan mağdurlar … ve …’ya yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet, … …’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;
“Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Gerekçe ve hükümde sanık hakkında mağdure … ve …’ya yönelik sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun basit cinsel istismarı suçundan ve mağdure … …’ya yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, mağdur sayısı, eylemlerin içeriği, yapılış şekli, mağdurun yaşı alt hadden ayrılmayı gerektirir neden olarak görülmediğinden cezanın takdiren asgari hadden olmak üzere belirlendiğinin belirtildiği ve 5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesinin 3. cümlesine göre mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek cezanın alt sınırı istismar durumunda on yıl, sarkıntılık durumunda beş yıl olduğu halde, mağdure … ve …’ya yönelik sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun basit cinsel istismarı suçundan cezanın alt sınır olarak 7 yıl ve mağdure … …’ya yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen cezanın alt sınır olarak 12 yıl olarak belirlenmesi,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunanların istinaf nedenleri bu sebeple yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılığın, CMK’nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğundan, sanık hakkında mağdure … yönelik sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünde TCK’nın 103/1-3. cümlesinin uygulanması kısmındaki ”7 yıl” ibaresinin çıkarılıp yerine ”5 yıl”, TCK’nın 103/3-d maddesinin uygulanmasındaki ”10 yıl 6 ay” ibaresinin çıkarılıp yerine ” 7 yıl 6 ay”, TCK’nın 43. maddenin uygulanmasındaki ”13 yıl 1 ay 15 gün” ibaresinin çıkartılıp yerine ”8 yıl 16 ay 15 gün” ve TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasındaki ”10 yıl 11 ay 7 gün” ibaresinin çıkarılıp yerine ”6 yıl 21 ay 22 gün” ibaresinin eklenmesi, mağdure …’ya yönelik sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünde TCK’nın 103/1-3. cümlesinin uygulanması kısmındaki ”7 yıl” ibaresinin çıkarılıp yerine ”5 yıl”, TCK’nın 103/3-d maddesinin uygulanmasındaki ”10 yıl 6 ay” ibaresinin çıkarılıp yerine ”7 yıl 6 ay”, TCK’nın 43. maddenin uygulanmasındaki ”13 yıl 1 ay 15 gün” ibaresinin çıkartılıp yerine ”8 yıl 16 ay 15 gün” ve TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasındaki ”10 yıl 11 ay 7 gün” ibaresinin çıkarılıp yerine ”6 yıl 21 ay 22 gün” ibaresinin eklenmesi, mağdure … …’ya yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünde TCK’nın 103/1-3. cümlesinin uygulanması kısmındaki ”12 yıl” ibaresinin çıkarılıp yerine ”10 yıl”, TCK’nın 103/3-d maddesinin uygulanmasındaki ”18 yıl” ibaresinin çıkarılıp yerine ”15 yıl”, TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasındaki ”15 yıl” ibaresinin çıkarılıp yerine ”12 yıl 6 ay” ibaresinin eklenmesi suretiyle CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca diğer yönleri usul ve esasa uygun olan hükmün ” düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine “,
karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2022 Tarihli ve 9- 2022/81822 Sayılı Tebliğnamesiyle
Katılan mağdur … vekilinin temyiz isteminin gerekçesizlikten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca reddine; katılan mağdur … vekilinin çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına, sanığın katılan mağdurlar … ve …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına, katılan mağdurlar … ve … vekilleri ile katılan Bakanlık vekilinin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin kabulüyle hükmün bozulmasına dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurlar … ve …’a yönelik çocuğun cinsel istismarı yönünden sübutun gerçekleştiği gerekçesiyle sanığın cezalandırılması istemine; diğer mağdurlara yönelik çocuğun cinsel istismarı ve sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından ceza tayini ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasında ceza artırımının teşdiden yapılması, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci madde hükümleri uygulanmaksızın ceza tayini gerektiğine ve vekalet ücreti istemine ilişkindir.
B. Katılan Mağdur … Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında atılı suçlar yönünden sübutun gerçekleşmesi nedeniyle ceza tayinine yöneliktir .
C. Katılan Mağdur … Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan sübutun gerçekleşmesi nedeniyle ceza tayini istemine yöneliktir.
D. Katılan Mağdurlar … ve … Vekillerinin Temyiz İstemleri
Suç vasfına ve sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin teşditen ceza tayini ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir .
E. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın cezai sorumluluğuna ilişkin eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna; mağdurlar …, … ve … …’ya yönelik eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığı, şikayete bağlı bulunduğu ve katılanların şikayet süresinden sonra sanık hakkında şikayetçi olduğundan mağdurlar … ve …’ya yönelik eylemler yönünden düşme kararı verilmesi; mağdur …’ya yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık hakkında beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur … açısından yapılan değerlendirmede;
“Sanığın 12 yaşında olan ve halen 7. Sınıf öğrencisi olan mağdur …’ı ilk olarak ifade tarihinden yaklaşık 5 yıl önce istismar etmeye başladığı, istismar eyleminin mağdurun kıyafetlerinin içerisinden ellerini sokmak suretiyle ön ve arka cinsel bölgelerini okşamak ve yine kıyafetlerinin içerisinden göğüslerini okşamak, kucağına oturtmak, cinsel içerikli görüntü ve video izletme şeklinde gerçekleştirdiği, mağdura karşı 5 yıllık süreçte 20-25 defada istismarda bulunduğu, sanığın alınan ifadesinde mağduru bu şekilde istismar ettiğini kabul ettiği, ancak mağdura bilerek cinsel içerikli video izlettirmediğini, mağdurun telefonu ile oynarken telefonunda kayıtlı cinsel içerikli videoları görmüş olabileceğini beyan ettiği, …’ın sanık tarafından istismar edildiği hususunun diğer mağdur çocuklar tarafından doğrulandığı ve mağdur çocukların bu hususta görgü tanıkları oldukları, sanığın mağdur …’a karşı gerçekleştirdiği eylemlerinin her birinin anlık olmadığı, sanığın dış dünyaya yansıyan eylemlerinden kastının cinsel duygularını tatmine yönelik olduğu, mağdurun vücut bütünlüğüne karşı yaptığı eylemlerin şehevi ve süreklilik arz ettiği, sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde değerlendirilen süreklilik arz etmeyen ve ani nitelikte olmadığı, sanığın eylemlerinin sarkıntılık boyutu aşacak şekilde dakikalarca sürdüğü bu itibarla sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyini aştığı, suçun Çocuğun Basit Cinsel İstismarı kapsamında olduğu kanaatine ulaşılarak, bu itibarla sanığın sabit görülen ilk eylem tarihinde 12 yaşından küçük olan mağdur …’ya yönelik ‘Çocuğun Cinsel İstismarı’ suçundan dolayı eylemine uyan 5237 sayılı TCK. Nun 103/1-3. cümle maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, eylemi gerçekleştirme şekli, mağdurun yaşı, mağdur sayısı alt hadden ayrılmayı gerektirir neden olarak görüldüğünden takdiren asgari hadden ayrılmak üzere cezalandırılmasına, sanığın eylemini eğiticisi ve öğreticisi konumunda olduğu mağdura yönelik olarak işlediği anlaşıldığından sanık hakkındaki ceza TCK. nun 103/3-d maddesi uyarınca yarı oranında artırılarak uygulanmasına karar verilmiştir. Şartları bulunmadığından sanık hakkında TCK. Nun 103/4 maddesi uygulanmamıştır.; sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda mağdur …’ya karşı basit cinsel istismar suçunu birden fazla işlediği anlaşıldığından sanık hakkındaki ceza TCK. Nun 43/1 maddesi uyarınca takdiren 2/4 oranında artırılarak uygulanmış; Dosyaya yansıyan olumsuz davranışının olmaması lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK’nın 62.maddesi uyarınca basit cinsel istismar suçundan kaynaklı cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır.” şeklindedir.
2. Mağdur … açısından yapılan değerlendirmede;
“Mağdurun itibar edilen beyanları uyarınca sanığın mağdurun kolunu öptüğü, kucağına oturttuğu, kıyafetlerinin içerisinden ön cinsel bölgesine dokunduğu, bu sırada poposunda bir sertlik hissettiği, sanığın savcılıkta müdafisi huzurunda alınan savunmasında mağdurun ön cinsel bölgesini yaklaşık 2 dakika boyunca okşadığını kabul ettiği ancak kolundan öpmediğini ve kucağına oturtmadığını beyan ettiği, mağdur ile yapılan ön görüşmede mağdurun özel bölgelerini bildiği, kendini rahat ifade edebildiği, olay örgüsünü bir bütün olarak anlattığı hususlarının gözlemlendiği, ön görüşmedeki beyanları ile ÇİM merkezinde alınan beyanlarının örtüştüğü, bu haliyle sanığın mağdura karşı mağduru kucağına oturtma, kolunu öpme, ön cinsel bölgesini okşama şeklinde gerçekleştirdiği, sanığın dış dünyaya yansıyan eylemlerinden kastının cinsel duygularını tatmine yönelik olduğu, mağdurun vücut bütünlüğüne karşı yaptığı eylemlerin şehevi ve süreklilik arz ettiği, sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde değerlendirilen süreklilik arz etmeyen ve ani nitelikte olmadığı, sanığın eylemlerinin sarkıntılık boyutu aşacak şekilde dakikalarca sürdüğü bu itibarla sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyini aştığı, mahkemece suçun Çocuğun Basit Cinsel İstismarı kapsamında olduğu kanaatine ulaşılarak dosya içeriğine göre; sanığın sabit görülen suç tarihinde 12 yaşından küçük olan mağdur … ‘e yönelik “Çocuğun Cinsel İstismarı” suçundan dolayı eylemine uyan 5237 sayılı TCK. Nun 103/1-3. cümle maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı alt hadden ayrılmayı gerektirir neden olarak görülmediğinden takdiren asgari hadden olmak üzere cezalandırılmasına, şartları bulunmadığından sanık hakkında TCK. Nun 103/4 ve 43 maddelerini uygulanmasına yer olmadığına, eylemini eğiticisi ve öğreticisi konumunda olduğu mağdura yönelik olarak işlediği anlaşıldığından sanık hakkındaki ceza TCK. nun 103/3-d maddesi uyarınca yarı oranında artırılarak uygulanmasına ve dosyaya yansıyan olumsuz davranışının olmaması lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK.’nun 62.maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.” şeklindedir.
3. Mağdur … açısından yapılan değerlendirmede;
“Mağdurun itibar edilen beyanları uyarınca sanığın ilk önce mağdurun kıyafetlerinin içerisine elini sokmak suretıyle ön cinsel bölgesini ve memelerini elleriyle okşadığı, bu eylemini toplamda 3kez aynı şekilde gerçekleştirdiği, mağdurun utandığı için bir şey söyleyemediği, sanığın mağdura karşı cinsel istismarda bulunduğunu ikrar ettiği ancak 3 kez değil bir kez istismarda bulunduğunu beyan ettiği, adli görüşmeci tarafından düzenlenen raporda mağdurun beyanlarına itibar edilebileceği husunun belirtildiği, yine savcılık tarafından mağdur ile yapılan ön görüşme ile mağdurun ÇİM beyanının örtüştüğü, ön görüşme sırasında mağdurun kendini rahat ve anlaşılır bir şekilde ifade edebildiğinin savcılık tarafından da gözlemlendiği, bu haliyle sanığın kısmı inkar şeklindeki beyanlarına itibar edilmediği, sanığın eylemlerinin cinsel duygularını tatmine yönelik olduğu, mağdurun vücut bütünlüğüne karşı birden fazla kez yaptığı mağdurun kıyafetlerinin içerisine elini sokmak suretıyle ön cinsel bölgesini ve memelerini elleriyle okşama ve sürtünme şeklindeki eylemlerinin tahkir edici ve süreklilik arz etmeyen, ani dokunuş şeklinde olduğu, sanığın eyleminin basit cinsel istismar niteliğinde değerlendirilen süreklilik boyutunda olmadığı, eylemlerinin oldukça kısa bir zaman diliminde oluşup bittiği, cinsel tatmin amacına yönelik aralıklarla devam eden, ani ve kesik dokunma-temas şeklinde gerçekleşen eylemlerin devamlılık arz etmediğinin anlaşıldığı, sanık eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kaldığı, sanığın mağdur …’ya yönelik eyleminin TCK’nın 103/1-3.cümlede düzenlenen “Çocuğun Basit Cinsel İstismarı” boyutuna ulaşmayıp zincirleme şeklinde “sarkıntılık düzeyinde 12 yaşından küçük çocuğa yönelik cinsel istismar” kapsamında kaldığı, Sanık … ‘ın sabit görülen mağdur … ‘ya yönelik “Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı” suçundan dolayı eylemine uyan 5237 sayılı TCK. Nun 103/1-3. cümle maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, mağdur sayısı, eylemlerin içeriği, yapılış şekli, mağdurun yaşı alt hadden ayrılmayı gerektirir neden olarak görülmediğinden takdiren asgari hadden olmak üzere cezalandırılmasına, şartları bulunmadığından sanık hakkında TCK. Nun 103/4 maddesinin uygulanmamasına, eylemini eğiticisi ve öğreticisi konumunda olduğu mağdura yönelik olarak işlediği anlaşıldığından sanık hakkındaki ceza TCK. nun 103/3-d maddesi uyarınca yarı oranında artırılarak uygulanmasına; Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçu birden fazla işlediği anlaşıldığından sanık hakkındaki ceza TCK. Nun 43/1 maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında arttırılmasına, ayrıca, dosyaya yansıyan olumsuz davranışının olmaması lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK.’nun 62.maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.” şeklindedir.
4. Mağdur … açısından yapılan değerlendirmede;
“Mağdur … beyanlarının kendi içinde ve dosya kapsamında elde edilen diğer delillerle uyumlu bulunduğunun görüldüğü, sanığın ise savunmalarında ;”mağdur …’ya askere gitmeden önce bir kez dokunmak için kucağına oturtmak istediğini ancak mağdurun kaçtığını, … beyanlarını kabul etmediğini” beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de mağdurlardan …’ın alınan ifadesinde mağdur …’ın beyanını doğrular nitelikte birbiri ile örtüşür şekilde beyanda bulunduğu, adli görüşmesi tarafından tanzim edilen değerlendirme raporunda mağdurun beyanlarının itibar edilebilir olduğunun değerlendirildiği, bu haliyle sanığın suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirilen beyanlarına itibar edilmediği, sanığın “kucağıma oturmasını istedim ancak kaçtı” şeklindeki beyanının tevili ikrar niteliğinde olduğu, bu haliyle mağdur beyanlarına itibar edildiği, sanığın mağdur …’ya karşı kıyafetlerinin içerisinden ön cinsel bölgesi ve göğüslerini sürtünme şeklinde okşamak suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinin cinsel duygularını tatmine yönelik olduğu, mağdurun vücut bütünlüğüne karşı birden fazla kez yaptığı eylemlerinin tahkir edici ve süreklilik arz etmeyen, ani dokunuş şeklinde olduğu, sanık eyleminin basit cinsel istismar niteliğinde değerlendirilen süreklilik boyutunda olmadığı, eylemlerinin oldukça kısa bir zaman diliminde oluşup bittiği, cinsel tatmin amacına yönelik aralıklarla devam eden, ani ve kesik dokunma-temas şeklinde gerçekleşen eylemlerin devamlılık arz etmediğinin anlaşıldığı, sanık eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kaldığı, bu haliyle sanığın mağdur …’ya yönelik eyleminin TCK’nın 103/1-3.cümlede düzenlenen “Çocuğun Basit Cinsel İstismarı” boyutuna ulaşmayıp zincirleme şeklinde “sarkıntılık düzeyinde 12 yaşından küçük çocuğa yönelik cinsel istismar” kapsamında kaldığı, gerekçesiyle SanıkAli Rıza Dündar ‘ın sabit görülen mağdur …’a yönelik “Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı” suçundan dolayı eylemine uyan 5237 sayılı TCK. Nun 103/1-3. cümle maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, mağdurun yaşı, mağdur sayısı eylemi gerçekleştirme şekli alt hadden ayrılmayı gerektirir neden olarak görülmediğinden takdiren asgari hadden olmak üzere cezalandırılmasına, şartları bulunmadığından sanık hakkında TCK. Nun 103/4 maddesinin uygulanmamasına, eylemini eğiticisi ve öğreticisi konumunda olduğu mağdura yönelik olarak işlediği anlaşıldığından sanık hakkındaki ceza TCK. nun 103/3-d maddesi uyarınca yarı oranında artırılarak uygulanmasına; Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçu birden fazla işlediği anlaşıldığından sanık hakkındaki ceza TCK. Nun 43/1 maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında arttırılmasına, ayrıca, dosyaya yansıyan olumsuz davranışının olmaması lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK.’nun 62.maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.” şeklindedir.
5. Mağdurlar … ve … açısından yapılan değerlendirmede;
“… Kuran Kursu öğrencilerinden mağdurlar …, …, … ve …’ın sanık tarafından istismara uğradıklarının iddia edildiğinin tespiti üzerine mağdur çocuklar ve aileleri ile Savcılık tarafından ön görüşme yapıldığı, yapılan ön görüşme sonunda mağdurların ifadelerinin pedagog eşliğinde alınması ve gerekli olması halinde adli muayenelerinin yapılması için Sakarya Çocuk İzleme Merkezi’ne kolluk personeli eşliğinde gönderildikleri, Sakarya Çocuk İzleme Merkezince mağdur çocukların beyanlarının alındığı ve adli görüşmecinin değerlendirme raporunu tanzim ederek Başsavcılığa gönderildiği, ihbar üzerine 29/07/2019 tarihinde göz altına alınan sanığın 30/07/2019 tarihinde alınan ifadesinde atılı suçlamaları kısmen kabul ettiği, sanık ve mağdurların beyanlarının örtüşmesi üzerine sanık tarafından istismara uğramış olma ihtimali olan başkaca kuran kursunda öğrenci olan mağdurların bulunup bulunmadığının tespiti amacı ile kollukça sanığın görev süresi içerisinde Kuran Kursuna öğrenci olarak katılan tüm öğrencilerin araştırıldığı, kendileri ve aileleri ile görüşüldüğü, bu araştırma neticesinde sanığın görev yaptığı caminin Kuran Kursuna öğrenci olarak katılan mağdur … ve …’ın da sanık tarafından istismar edildiklerini iddia etmeleri üzerine mağdur … ve … ile Savcılık tarafından ön görüşme yapıldığı, mağdur …’ın mağdure …’nın öz kardeşi, mağdur …’nın ise mağdure …’nın kuzeni olduğu, mağdureler …’nın ailesine sanığın kendisine yaptığı eylemleri anlattığı esnada kardeşi olan …’ın ve kuzeni olan …’nın sanığın kendilerine de gerçekleştirildiğini iddia ettikleri eylemleri ailelerine anlatmamalarının ve 26.07.2019 tarihli köy muhtarı tarafından mağdurelere ilişkin yapılan ihbarda mağdurlar … ve …’ın yer almamasının mağdur … ve … beyanlarına olan … hususunda kuşku yarattığı, şöyle ki 26.07.2019 tarihli ihbar tutanağından sonra 29.07.2019 tarihinde dosya kapsamında mağdur sıfatı bulunan …, …, … ve …’in ÇİM’de ifadeleri alındıktan sonra mağdurlar … ve …’ın da sanık tarafından istismar edildiklerini 07.08.2019 tarihinde bildirdiklerinin görüldüğü, aradan geçen bu zaman dilimininde ablaları mağdur …’ya yapılan ve sanık tarafından büyük ölçüde kabul edilen cinsel eylemler nedeniyle mağdurlar … ve …’ın aileleri tarafından sanık aleyhine ifade vermeleri hususunda yönlendirilme ihtimalinin oluştuğu kanaatinin hasıl olduğu, yine dosya kapsamında diğer mağdureler …, …, … … ve …’nın birbirlerine yönelik gerçekleştirilen eylemlere yönelik görgü tanıklıkları olmasına rağmen mağdur … ve …’a yönelik gerçekleştirildiği iddia edilen sanık eylemlerine yönelik mağdur çocuklardan hiç birinin herhangi bir görgü tanıklığının bulunmamasının da oluşan bu kanaati daha da güçlendirdiği, yine sanığın aşamalarda alınan ifadelerde diğer mağdureler …, …, … … ve …’ya yönelik gerçekleştirdiği eylemlere ilişkin kimi zaman tam kimi zaman kaçamaklı ikrara havi beyanları olmasına ve samimi şekilde bazı eylemlerini kabul etmesine rağmen dosya kapsamında erkek mağdur konumunda olan … ve …’a yönelik gerçekleştirdiği iddia edilen eylemleri kesin bir dille her aşamada reddettiği hususu da göz önüne alındığında tüm dosya kapsamı bir kül halinde değerlendirildiğinde; sanığın mağdur … ve …’a yönelik üzerine isnat edilen suçları işlediğine dair bir şüphe mevcut ise de bu şüphenin, yargılama boyunca giderilemediği, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan”şüpheden sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun şüpheye yer vermeyecek bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, aydınlatılamamış olay ve iddiaların sanık aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemeyeceği, ceza mahkumiyetinin bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanması ve bu ispatın teorik de olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemesi gerektiği, yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmanın ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına geleceği, sanığın mağdur … ve …’ya yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçlarını gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil de bulunmadığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı bu suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.” şeklindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık hakkında katılan mağdurlardan …’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet, …’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat, mağdurlar … ve …’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık hakkında katılan mağdurlardan …’ya yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet, …’ya yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet, mağdure … …’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf taleplerinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca diğer yönleri usul ve esasa uygun olan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ,
karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar … ve …’ya Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdani kanıya ulaşıldığı, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından sanık hakkında atılı suçlar yönünden kurulan beraat hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararında herhangi bir hukuka aykırılık saptanmamış; katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdurlar … ve … vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Katılan … vekilinin temyiz dilekçesi gerekçe içerdiğinden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının katılan … vekilinin temyiz dilekçesinin gerekçesizlikten reddi gerektiği (çocuğun cinsel istismarı suçu) yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir .
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar … ve … …’ya Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında atılı suçlar yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi (mağdur …’ya yönelik eylem yönünden) ve istinaf başvurusunun düzelterek esastan reddi kararında (mağdur …’ya yönelik eylem yönünden) herhangi bir hukuka aykırılık saptanmamış; yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar … ve …’ya Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan mağdurlar … ve …’ nın aşamalardaki anlatımları, diğer katılan mağdurların görgüye dayalı beyanları, sanığın soruşturma aşamasında verdiği ikrara dayalı savunması ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesince sanığın, farklı tarihlerde katılan mağdurların kıyafetlerinin içerisine elini sokarak cinsel organlarını ve göğüslerini okşama şeklindeki eylemlerinin on iki yaşını tamamlamamış çocuğa karşı cinsel istismar suçunu oluşturduğu gözetilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkumiyete hükmedilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek hüküm kurulması karşısında, anılan kararlara yönelik istinaf başvurusunun bu gerekçeyle kabulü yerine düzelterek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Katılan Mağdurlar …, …, … ve … …’ya Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2022/69 Esas, 2022/295 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, katılan mağdurlar … ve … vekilleri ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar … ve …’ya Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdurlar … ve … vekilleri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2022/69 Esas, 2022/295 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.