Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/1014 E. 2010/2170 K. 15.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1014
KARAR NO : 2010/2170
KARAR TARİHİ : 15.02.2010

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, tarafların boşandıktan sonra davalının güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığı, yoksulluktan kurtulduğu öne sürülerek , davalı lehine hükmedilen aylık 150.00 TL yoksulluk nafakasının kaldırılması istenilmiştir.
Mahkemece davalının asgari ücretle çalıştığı işten kendi isteği dışında zorunlu olarak çıktığı kanıtlanamadığından 150,00 TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.nun 176. maddesine göre yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Hemen belirtmek gerekir ki, HGK.nun yerleşik kararlarında “asgari ücretle çalışılmakta bulunulması” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir.
Yine, HGK.nun 28.02.2007 tarih ve 2007/3-84 E. 95 K. sayılı kararında da “Asgari Ücretle çalışılmakta bulunulması” yoksulluğu ortadan kaldıran bir durum olarak kabul edilmemiştir. Bu durum ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınmalıdır.
Somut olayda davalının … güvenlik görevlisi olarak 505,63 TL ücretle çalıştığı anlaşılmakta ise de yargılama sırasında işten çıkarıldığı, düzenli ve … bir işi olmayıp, geçici olarak çalıştığı bir süre sonra işten çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
O halde, yoksulluk nafakasının kaldırılması koşullarının oluşmadığı dikkate alınmaksızın nafakanın kaldırılması doğru görülmemiştir. Mahkemece davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu doküman 5070 Sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.