YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19908
KARAR NO : 2010/1677
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.600 TL alacak için itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının davacı bilgisayar şirketinden malzeme satın aldığını, 18 adet fatura düzenlendiğini, bakiye 3.600 TL borcunu ödemediğini belirterek alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, davacı şirketten bilgisayar malzemesi satın aldığını tahsilat makbuzu ile borcunun bir kısmını ödediğini, bakiye borcunu da elden ödediğini beyan etmiştir.
Mahkemece; davacının dayandığı faturalarda malların davalıya teslim edildiğine dair kayıt bulunmadığı ve davacının yemin deliline de başvurmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyaya ibraz edilen 18 adet faturada davalının davacı şirketten bilgisayar malzemesi satın aldığı, ancak faturalarda davalının imzasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda ise borcun dava konusu faturalardan oluştuğu, davalının toplam 7.205,87 TL borcu bulunduğu, 3.600 TL tahsilat makbuzları ile ödeme yapıldığı, bakiye 3.605.87 TL borcu kaldığı açıklanmıştır.
Davada, davacı şirketten davalının satın aldığı malzeme bedelinin tahsili talep edilmiş, davalı ise satım sözleşmesini kabul etmekle birlikte satın aldığı ürünün bedelini ödediğini savunmuştur.
Bu durumda davalının beyanı bağlantılı bileşik ikrar niteliğinde bulunduğuna göre ispat yükü satım ilişkisini kabul eden ancak ödediğini iddia eden davalı tarafa düşmektedir. Mahkemece; davalıdan delilleri sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, ispat yükü kendisinde olmayan davacının davayı ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.