Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/9390 E. 2011/15179 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9390
KARAR NO : 2011/15179
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı(karşılık davalı) tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacı kadına 500 TL. yoksulluk nafakasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı ise açtığı karşılık dava ile, çocukların bakımının kendisi tarafından yapıldığını ve çocukların kendi yanında kaldığını beyan ederek her bir çocuk için 250’şer TL. iştirak nafakasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl dava için davanın açılmamış sayılmasına, karşılık davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Asıl dava yönünden, H.U.M.K.’nun 409/1. maddesi gereğince, oturuma çağırılmış olan taraflardan hiç biri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde, dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilecektir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409.maddesinin altıncı fıkrası gereğince; dosyası işlemden kaldırılmış bir dava ancak ikinci defa yenilenebilir. İkinci yenilemeden sonra davanın tekrar (üçüncü defa) takipsiz bırakılması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
Somut olayda, davacı davayı 23.11.2010 tarihinde takipsiz bırakmış, 7.12.2010 tarihinde ise yenilemiştir. O halde davacı takipsiz bıraktığı davasını üç aylık süre geçmeden yenilemiştir.
Bu itibarla mahkemece, asıl dava hakkında işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karşılık dava yönünden ise; davalı (karşılık davacı) baba, karşılık davası ile yanında bulunan çocuklar yönünden iştirak nafakası talep etmiş ise de, iştirak nafakası ancak kendisine velayet hakkı verilen kişiye ödenir. Davada velayet hakkı davacı annede olduğuna göre davalı(karşılık davacı) babanın, karşı taraftan iştirak nafakası talep etme hakkı olmayacaktır. Babanın çocuklara bakımı, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre ahlaki bir görevin ifası mahiyetindedir.
Öyle ise mahkemece, karşılık davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.