YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3774
KARAR NO : 2013/5001
KARAR TARİHİ : 01.03.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK’ nın 85/2, 22/3, 62, 63, 53/6. maddelerigereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin gerialınması
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin bozma nedeni dışında kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin. cezanın alt sınırdan tayini gerektiğine; katılanlar vekilinin ise, cezanın üst sınırdan tayini gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1,01 promil alkollü olan sanığın, şehir merkezindeki bölünmüş ve 3 şeritli yolun en sol şeridinde aşırı süratli ve tedbirsiz bir şekilde seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu 47 metrelik fren izinin ardından sağ tarafta bulunan 2 metre genişliğindeki yaya kaldırımı üzerinde yürüyen ölene ve mağdur …’a, devamında reklam panosu direğine ve demir parmaklığa tam kusurlu şekilde çarptıktan sonra durabilmesi şeklinde gerçekleşen olayda,
Mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen ve sanık hakkında temel cezanın takdiren ve teşdiden 4 yıl olarak belirlenip, sanığın neticeten TCK’nın 85/1, 62. Maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair 19.02.2008 tarih ve 2007/332 E. 2008/23 K. sayılı ilk mahkumiyet hükmünün sanık müdafii, müdahiller vekili ve C.Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 26.02.2009 tarih ve 20645/2419 E.K. sayılı kararı ile; “Sanık müdafinin sanık hakkında alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve verilen cezanın ağır olduğuna ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine, ancak; … , suçun bilinçli taksirle işlendiği, 5237 sayılı TCK’nın 89/5. maddesi uyarınca bilinçli taksirin varlığı
durumunda da taksirli yaralama suçları için şikayet aranmayacağı, dava konusu olayda sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 85/2. maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisinin kanuna aykırı olması nedeniyle” sanık aleyhine bozulmasına karar verilmiş olup, mahkemece de bozma ilamına uyulduğunun belirtilmiş olmasına rağmen, bozma sonrası yargılama sonucunda iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, sanığın tam kusurlu oluşu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, başkaca bir gerekçede gösterilmeden temel cezanın tayininde ilk mahkumiyet hükmünde belirlenen ve ilk temyiz incelemesinde de dosyadaki oluşa ve kanuna uygun görülen temel cezanın oldukça altında kalacak ve sanığın kusurunun ağırlığı karşısında hakkaniyete uygun düşmeyecek şekilde, temel ceza olarak 3 yıl hapis cezası belirlenerek her iki kararda da aynı sonuç cezaya hükmedilmek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01/03/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.