YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14463
KARAR NO : 2011/19000
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili, davalı kocanın geçerli bir neden bulunmadığı halde müşterek haneyi terk ettiğini ileri sürerek; davacı lehine aylık 500 TL tedbir nafakasına hükmolunmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dinlenilen tanığın görgüye dayalı bilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
TMK’ nun 195. maddesi uyarınca, evlilik birliğinden … yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler. Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine Kanunda öngörülen önlemleri alır. Aynı yasanın 197. maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi bicimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Tedbir nafakasında eslerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir ( TMK Md. 186/son ).
Somut olayda; tanık olarak dinlenilen … Büyükbaş’ın beyanından, davalının evlendikten bir yıl kadar sonra müşterek haneyi terk ettiği ve bir daha kendisinden haber alınamadığı, bir süre sonra ise davalının borçları nedeniyle müşterek hanedeki eşyaların haczedildiği anlaşılmakla; davacının ayrı yaşamada haklılığı kanıtlanmıştır. O halde davacı lehine “hakkaniyet” ölçüsünde bir miktar tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, delilerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu istemin tümüyle reddi doğru görülmemiştir
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.