YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6608
KARAR NO : 2011/18376
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 10.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin artırılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalılar Vek.Av…. geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacılar Vek.Av. … geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dilekçesi ile; taraflara muristen intikal eden Ümraniye Yukarı Dudullu Mahallesi 11566 parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmaz üzerindeki binada bulunan daire ve dükkanların bir kısmını davalıların kullandığını, bir kısmını da kiraya vererek gelir elde ettiklerini; müvekkilleri davacıların ise; taşınmazdan yararlanmasını engellediklerini iddia ederek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, 10.000 TL ecrimisilin hisseleri oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile de; müddeabihin 25.415 TL’ye çıkartılmıştır.
Davalılar, dükkanlardan birinin kiraya verildiğini, birinin ise boş olduğunu (davalı … tarafından kullanılmadığını), Davalı …’nin ise babasından kendisine düşen daire de yaşadığını; babası sağ iken evlatları arasında daireleri paylaştırdığını, en üst daireyi de davalı …’in yaptığını, ecrimil talep edilmeyeceğini savunarak; davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; “…Tanık beyanlarından ve keşifteki gözlemlerden, binanın bir kısmının davalı …, bir kısmının davalı … tarafından kullanıldığını, bir kısmının ise boş olduğu belirlenmiştir. Ancak, binanın bir kısmı boş olsa dahi, davacıların bu binaya girmesi, tasarruf etmesi davalılarca engellediği sonucuna varıldığından, boş olan kısımlar ayrılmamış, her bir davacının payına düşen ecrimisil hesaplanırken binanın tamamı nazara alınmıştır. Yine, davacıların her birinin kullandığı alanlar farklı ise de, müştereken davacıların kullanımını engelledikleri için, hükmedilen ecrimisilden müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. …’in en üst katı bizzat yaptığı hükmen belirlenmiş ise de, binanın kaçak oluşu, bağımsız bölüm tapularının bulunmayışı; mevzuatımız gereği binanın arsaya tabi olacağı gözetilerek, diğer mirasçılara ecrimisil ödemesine engel teşkil etmeyeceği saptanmıştır. Gerekçesiyle,” davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, binadaki boş olan kullanılmayan daireler için de ecrimisile hükmedilmiştir. Oysa, ecrimisil; TMK.nun 995.maddesine göre ve 08.03.1950 gün ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edildiği gibi; başkasının taşınmazını haksız olarak kullanmış olan kötüniyetli zilyedin, ödemekle yükümlü olduğu bir tazminattır. Davalılarca kullanılmayan veya kiraya verilmeyen yerlerle ilgili yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde ecrimisile hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-Davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Mahkemece, her birinin kullandığı ve kiraya verdiği yerlerin farklı olduğu saptanmış olmasına rağmen; ayrı ayrı sorumlulukları belirlenerek, ecrimisille sorumlu tutulmamış olmalarıda doğru değildir.
3-Ayrıca, dava konusu binada en üst katın davalı … tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, bu katla ilgili, davacılar taşınmazın zemininde müşterek bulunduklarından; arsa kirası üzerinden, davalının ecrimisille sorumlu olduğu gözetilmeli, oluşacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulmalıdır. Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar tarafı için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.