Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/20462 E. 2011/19009 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20462
KARAR NO : 2011/19009
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde; boşanma kararı ile kendisi için 30 TL yoksulluk, müşterek çocuk … için 30 TL iştirak nafakasının hüküm altına alındığını, ancak aradan geçen süre ve hayat şartları nedeniyle nafakaların yetersiz kaldığını ileri sürerek; yoksulluk nafakasının aylık 300 TL ye, iştirak nafakasının aylık 200 TL’ye artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının 200 TL ye, iştirak nafakasının ise 125 TL ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Taraflar arasında görülen Üsküdar 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/758 E. 2001/477 K. sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı … tarafından davalı … … aleyhine açılan boşanma davasının kabul edilerek, davalı … lehine kararın kesinleşmesine kadar devam etmek üzere aylık 30 TL tedbir, müşterek çocuk … için kararın kesinleşmesine kadar tedbir, kararın kesinleşmesinden sonra ise iştirak olarak devam etmek üzere aylık 30 TL nafakaya hükmolunduğu, kararın 13.09.2001 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davada olayları açıklamak ödevi davanın taraflarına; hukuksal nitelendirmeyi yapma ve uygulanması gereken yasa maddelerini belirleyip uygulama ödevi ise hâkime aittir.
Somut olayda, boşanma davasında tayin edilen yoksulluk nafakasının artırılması talep edilmiş ise de; boşanma kararında yoksulluk nafakasına hükmedilmemiş olmasına göre, davadaki istem; artırım davası olmayıp, boşanma davası sonrasında boşanmaya dayalı yoksulluk nafakası istemi niteliğindedir(TMK m 175).
Hal böyle olunca, mahkemece davaya ilişkin şartların araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.