Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/18066 E. 2023/3671 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18066
KARAR NO : 2023/3671
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli 2018/255 Esas, 2019/103 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayıl Kanun’un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin 15/05/2019 tarihli … sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 20.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle;
1-Müvekkilinin örgütün herhangi bir gizli haberleşme ağına dahil olmadığına, bankasya hesabının bulunmadığına,
2-Tanıkların aşama beyanları arasında çelişkiler bulunduğuna,
3-Müvekkilinin iletişim kayıtlarının delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
4-Müvekkili hakkındaki fişleme belgelerinin kimler tarafından ve nasıl düzenlendiğinin belli olmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İtirafçı beyanında isminin geçmesi üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın, savunması, tanık beyanları, veri inceleme raporu Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, adli raporlar, tespit tutunakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
Sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen Silahlı terör örgütü üyesi olma suçun u oluşturduğu konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanı hasıl olmuştur. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçu reddetse ve örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmediğini iddia etse de, sanığın örgüte üye olduğu, sohbetlere katıldığı hususunda tanıklar B.K. ve R.K.’nın samimi beyanları delil olarak kabul edilmiş, sanığın sohbetlere katılması, veri inceleme raporunda A5 olarak kodlanması nedeniyle silahlı örgüt olduğunu bilmediğine dair suçtan kurtulmaya matuf savunmasına itibar edilmemiş ve atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları üzerine yapmış olduğu incelemede Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması, tanıkların beyanı, veri inceleme raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; örgütün mahrem yapılanmasına ilişkin bilgiler veren veri inceleme raporunda sanığın A5 olarak kodlandığı, bu kodlamanın da “Fetö mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede bulunan kişileri” ifade ettiği, bu tespitin tanık beyanları ile de doğrulandığı nazara alındığında sanığın örgüt üyesi olmadığına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 15.05.2019 tarihli 2019/690 Esas, 2019/774 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …