YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18254
KARAR NO : 2011/18066
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kiracılığın devam ettiğinin tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 26.05.2008 tarih ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunun tespiti ile 01.03.2007 tarihli sözleşmenin, yapılan ikinci sözleşme ile hükümsüz bırakıldığının saptanması istenilmiştir.
Mahkemece, ikinci sözleşmede kiralayan imzasının inkarı nedeniyle imza incelemesi yapılarak sonucuna göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kiracılığın tespiti istemine ilişkindir. HUMK’nun 8/2 maddesinde yalnızca kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye akdin feshi yahut tespit ( kira tespiti )davalarına, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalara, dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiştir. Açıklanan niteliği ve dayanağı itibariyle eldeki dava ve talep ise, anılan fıkra kapsamına girmemektedir.
HUMK’nun 4146 Sayılı Yasa ile değişik 8/1 maddesinde değer veya miktarı dava tarihi itibariyle (5219 ve 5236 sayılı Kanunlara göre katsayı artışı uygulanarak bulunan) 7080,00 TL’yi geçmeyen davalara Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağı hükmü getirilmiştir.
Dava konusu tasınmaza ait 10 yıl süreli kira sözleşmesinde belirlenen aylık kira parası 300,00 TL olup sözleşme süresi ve belirlenen kira parası dikkate alındığında dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi bu davaya bakmakla görevlidir.
O halde mahkemece, davaya Asliye Hukuk Mahkemesınde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esasa ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.