YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9093
KARAR NO : 2011/18390
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 7.500 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin 21.760,41 TL’ye çıkartılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalılar … ile … geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı ve vekili gelmedi. Gelen asillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; dava konusu taşınmaz iştirak halinde tapuda kayıtlı iken, dava dışı hissedarlardan 3/5 hisseyi 17/03/2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile müvekkili şirketin satın aldığını, 30/12/2009 tarihinde de tapuda devraldığını; davacı şirketin, 16/04/2008 tarihli ihtarname ile davalılar ayrı ayrı kendi hisselerine düşen kira bedellerinin alınmaması hususunda uyardıklarını; davalıların buna yanaşmayarak eskisi gibi kira bedellerini almaya devam ettiklerini; bu nedenle, ecrimisil ödemeleri gerektiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 17/03/2008 tarihinden itibaren 01/01/2010 tarihine kadar geçen süre için 7.500 TL ecrimisilin davalılardan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Islah dilekçesi ile de; müddeabihin 21.760 TL’ye yükseltilmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminattır. TMK’nun995.maddesinde ve 08/03/1950 gün ve 22/4 sayılı YİB kararında da kabul edildiği gibi, başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyi niyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından … zararları tazmin ile yükümlüdür. Kural olarak, ecrimisil davaları malik ya da zilyet tarafından açılabilir. Başka bir anlatımla, davacı ayni veya şahsi hakka dayanarak ecrimisil talebinde bulunabilir.
Somut olayda; davacı, ecrimisil istenen dönemde taşınmazın maliki değildir. İştirak halindeki taşınmazdan 3/5 hisseyi 17/03/2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı belirtilerek, ecrimisil talebinde bulunulmuştur. İştirak halindeki taşınmazın bir kısım hissedarlar tarafından 3.kişilere satışı(satış vaadi sözleşmesiyle de olsa) geçerli değildir. Bu nedenle, davacı taraf; şahsi hak elde etmiş sayılamaz. Ancak, taşınmazın tapuda devrinin yapıldığı 30/12/2009 tarihinden itibaren mülkiyet hakkını kazandığından, bu tarih itibariyle ecrimisil talebinde bulunabilir.
Mahkemece, bu husus gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğma görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.