YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17353
KARAR NO : 2023/2888
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2018 tarihli ve …. sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun
(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.01.2019 tarihli ve ….sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, Kocaeli ilindeki FETÖ/PDY terör örgütü üyesi bir kısım asker kişilerin, sabit kontörlü hatlardan mahrem hizmetler abisi tarafından arandığına dair Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/15148 sayılı dosyası ile başlatılan soruşturma kapsamında Kocaeli ilinde bulunan büfe, market gibi iş yerlerindeki 54 adet sabit kontörlü hattın CMK’nın 135 inci maddesi gereğince iletişimin tespitine dair verilen Kocaeli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.06.2017 tarihli ve 2017/4009 D.iş sayılı, 14/02/2018 tarihli ve 2018/836 D.iş sayılı, Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.10.2017 tarihli ve 2017/5850 D.iş sayılı kararlarının bir örneği sanık yönünden delillerin hukukiliğinin tespiti için dairece UYAP sisteminden istenilerek dosya içerisine konulmuş ve eksik husus bu şekilde giderilerek sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Savunma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğine,
2.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
3.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
4.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
5.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
6.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
7.Görüşme içeriklerinin tespit edilememesi nedeniyle, arama kayıtlarının suçun delili sayılamayacağına,
8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanık savunması, bu davalardaki itirafçı sanık beyanları, Milli Güvenlik Kurulu Kararları, arama tutanakları, inceleme tutanakları, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili açıklamalar, açılmış bulunan kamu davaları,HTS kayıtları, ardışık arama tespitleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olup asker olarak görev yapan şahıslar ile ilgilenen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu sivil kişilerin sabit kontörlü telefon hatlarından iletişime geçtikleri yönünde tespitler sonrası değişik tarihlerde yakalanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan askeri personelin ifadelerinde geçen ve kollukta teşhis etikleri FETÖ/PDY mensubu mahrem abi sınıfındaki kişilere yönelik yürütülen soruşturmalarda söz konusu mahrem yapılanmanın il düzeyinde bir müdür, onun altında birden çok sayıda müdür yardımcısı ve onların da altında birden çok öğretmen ile onlara bağlı askeri personel(öğrenci)den oluştuğu, müdür yardımcıları ile müdür arasında bilgin olarak adlandırılan ve gruplar arasında irtibatı sağlayan bir görevlinin bulunduğunun tespit edildiği, Bilgi Teknolojileri Kurumundan temin edilen Kocaeli’ndeki 54 ayrı sabit telefon hattının HTS kayıtlarının incelenmesi neticesinde; 54 sabit telefon hattı ile arandı kaydı bulunan tüm numaraların yapılan sorgulamasında çok sayıda askeri personelin 2012-2017 tarihleri arasında bu telefonlardan arandığı, aynı sabit telefondan aranan birçok askeri personelin bulunduğunun tespit edildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ülke genelinde, gerek dershane, gerek yurt, gerekse cemaat evleri adı altında yapılanması ile ülke gençliğinin büyük bir bölümüne ulaştığı ve buralara gelen şahıslara verilen dini eğitimlerin ardından iş buldukları ve istedikleri kurumlara yerleştirdikleri, KPSS, askeri okul sınavları, polis okulu sınavları, adliye sınavları ve diğer kamu kurumlarına personel temini amaçlı olarak yapılan sorulara önceden vakıf oldukları ve bu soruları sınavdan önce Asker, Polis ve Memur yapacakları şahıslara verdikleri, yine mülakat komisyonlarında FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının olduğu ve bu yapıya mensup şahısların yapılan mülakatlardan tam puan alarak asker, polis ve memur olduklarının ülke genelinde yapılan soruşturma ve kovuşturmalardan bilindiği, bu örgüt tarafından asker, polis ve memur yapılan şahısların terör örgütünden kopmalarına müsaade edilmeyip gerek okul dönemlerinde gerekse memuriyete atandıktan sonraki dönemlerde bu sorumlular tarafından sürekli olarak arandıkları ve bu şahıslarla görüştükleri, bu görüşmelerin deşifre olmaması amacı ile herkesin kullanımına açık kontörlü hatların kullanıldığı, iddianamedeki HTS kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 2012-2016 yılları arasında Gölcük Donanma Komutanlığında görev yapan özellikle Astsubay ve Subay rütbesindeki personellerin ardışık olarak aynı sabit telefon hatlarından arandığı ve bu yolla yüz yüze buluşmaların sağlandığı veya örgüt adına kısa talimatların verildiği, bu ardışık aramalarda sorumlu olunan askeri personelden birisinin kontörlü hattan aranarak talimatlandırıldığı, mahrem abinin sorumlu olduğu diğer askeri personelin ise aynı tarih ve saat aralığında telefonuna çağrı yapmak suretiyle diğer askeri personelden talimatın alınmasının sağlandığı, normal bir hayat akışında aynı yerde görev yapan ve birbirleri ile ilişkili bu kadar askeri personelin çok sayıda farklı kontörlü telefondan aranmasının hayatın olağan akışına ters bir durum olduğunun açık olup haberleşmenin bu şekilde yapıldığının farklı dosyalarda etkin pişmanlık kapsamında ifade veren askerlerin beyanları ile de doğrulandığı, bu kapsamda Kocaeli ilinde HTS kaydı alınan 0262 (…) (…) (…), 0262 (…) (…) (…), 0262 (…) (…) (…) ve 0262 (…) (…) (…) numaralı sabit hat telefonlarının HTS kaydı incelendiğinde sanığın kullandığı 0543 (…) (…) (…) numaralı GSM hattından 2012-2013 ve 2016 yıllarında 6 kez arandığı; bu aramalardan 4 tanesinin kendisi gibi askeri personel olan İ.K., C.Y. Ve
H.M. isimli şahısla ardışık olduğu, yine Ankara ilindeki 0850 (…) (…) (…) numaralı sabit hat telefonunun HTS kaydı incelendiğinde sanığın kullandığı 0543 (…) (…) (…) numaralı GSM hattından 2013 yılında 3 kez arandığı; bu aramaların tamamının kendisi gibi askeri personel olan H.M. ile ardışık olduğu; sanıkla ardışık arandığı tespiti yapılan İ.K., C.Y. ve H.M. hakkında da aynı suçtan soruşturma/kovuşturma bulunduğu; tüm bu hususlar yukarıdaki açıklama ile birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih ettiği, bu şekilde örgütle organik bağ kurarak faaliyette bulunduğu dolayısıyla üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Kocaeli ilindeki FETÖ/PDY terör örgütü üyesi bir kısım asker kişilerin, sabit kontörlü hatlardan mahrem hizmetler abisi tarafından arandığına dair Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/15148 sayılı dosyası ile başlatılan soruşturma kapsamında Kocaeli ilinde bulunan büfe, market gibi iş yerlerindeki 54 adet sabit kontörlü hattın CMK’nın 135 inci maddesi gereğince iletişimin tespitine dair verilen Kocaeli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.06.2017 tarihli ve 2017/4009 D.iş sayılı, 14/02/2018 tarihli ve 2018/836 D.iş sayılı, Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.10.2017 tarihli ve 2017/5850 D.iş sayılı kararlarının bir örneği sanık yönünden delillerin hukukiliğinin tespiti için dairece UYAP sisteminden istenilerek dosya içerisine konulmuş ve eksik husus bu şekilde giderilerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Tebliğnamedeki onama talepli görüşe (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle isabet bulunmamıştır.
2.Sanığın örgütsel faaliyetleri ve konumunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan H.Ç.’nin beyanları ile ardışık araması tespit edilen İ.K., C.Y ve H.M.’nin dosyaları incelenerek gerektiğinde mahkemede tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, bu kişiler hakkında işlem yapılıp yapılmadığının ve sanık hakkında nasıl bir anlatımda bulunduklarının araştırılması ile UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığının araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip elde edilen tüm bilgi ve belgelerle birlikte CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Kabul ve uygulamaya göre; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesindeki düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2019/5 Esas ve 2019/84 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …