Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16357 E. 2023/2833 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16357
KARAR NO : 2023/2833
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkraları ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/648 Esas, 2020/94 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.10.2021 tarihli ve tekerrür hükümlerine ilişkin uygulama maddesinin hatalı gösterilmesi nedeniyle düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Sanık hakkında tek celse yapılan yargılama ile eksik inceleme neticesi karar verildiğine,
2. Ardışık ve tekil aramaya ilişkin tespitlerde hata bulunmasına rağmen bilirkişi raporu aldırılmadığına,
3. Ardışık aranan diğer şahısların tanık olarak dinlenilmesi talebinin reddedildiğine,
4. Ardışık aramaya ilişkin delilin hukuka aykırı elde edildiğine,
5. HTS kayıtlarının tek başına mahkumiyete yeterli delil niteliğinde olmadığına,
6. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
7. Beraate hükmedilmesi gerektiğine,
8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Cengiz Topel Deniz Hava Üs Komutanlığında Astsubay olarak görev yapmakta olan sanığın FETÖ/PDY üyesi oldığu iddiasına ilişkin yapılan yargılamasında; HTS analiz ve tespit tutanağı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan temin edilen iletişimin tespitine ilişkin cevabi yazı eklerine göre, sanığın kullanımında olan GSM hattının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanması kapsamında Kocaeli ilindeki 8 farklı sabit hattan 2012-2015 yılları arası 17 kez arandığı, bu aramalardan 30.12.2015, 04.02.2013, 09.04.2013, 11.09.2013, 18.09.2013, 29.10.2013, 29.01.2014, 07.04.2014, 24.08.2014, 19.10.2014, 14.06.2015, 04.10.2015, 12.10.2015 tarihlerinde kendisi gibi askeri personel olan A. G., D. B., T. T., H. S., Y. Ö., H. B., C. K., O. T., S. Y., F. A., E. Y. ve Ü. Ç. ile ardışık olduğu; sanıkla ardışık arandığı tespiti yapılan kişiler hakkında da aynı suçtan soruşturma/kovuşturma bulunduğu, bu şahısların alınan ifadelerinde örgüt içi iletişimin sabit hatlardan aranmak suretiyle yapıldığını beyan ettikleri, bu itibarla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih ettiği, bu şekilde örgütle organik bağ kurarak faaliyette bulunduğu kabul edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Hükümden sonra gelen Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü’nün 04.04.2019 tarihli yazısına ekli HTS inceleme tutanağı ve sanıkla 24.08.2014 tarihinde ardışık olarak aranan H.S.ye ait ifade tutanağının duruşmada okunmamış olması sonuca etkili görülmediğinden davanın yeniden görülme nedeni yapılmadığı belirlenip; astsubay olarak görev yapan sanığın kullanmakta olduğu cep telefonunun 2012 – 2013 – 2014 – 2015 yıllarında sabit telefonlardan arandığına ve bu aramaların bir kısmının kendisi gibi astsubay olan şahıslar ile ardışık olduğuna ilişkin HTS kayıtları, sanık ile ardışık olarak aranan D.B., F.A. ve Ü.Ç. isimli kişilerin kendileri hakkında yürütülen soruşturmalarda sabit hatlardan mahrem imamlar tarafından arandıklarına yönelik ifade tutakları ve dosya içerisinde bulunan diğer deliller bir bütün halinde değerlendirilerek, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı Kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabulü gerekir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; Kocaeli Cengiz Topel Deniz Hava Komutanlığı’nda astsubay olarak görev yapan sanığın, kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan 0542 (…) (..) (..) numaralı GSM hattının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanması kapsamında mahrem imamları tarafından kullanıldığı tespit edilen Kocaeli ilindeki ankesör/sabit hatlı telefonlardan, 2012-2015 yılları arasında toplamda 17 kez arama kaydının bulunduğu, bu aramalardan bir kısmının kendisi gibi Astsubay rütbesinde olan diğer askeri personelle ardışık arama şeklinde olduğu, sanık ile ardışık olarak aranan D.B., F.A. ve Ü.Ç.’nin ifadelerine göre bu aramaların mahrem imam tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakla; sanık hakkında kurulan hükümde aşağıda belirtilen husus dışında hukuki isabetsizlik bulunmadığından sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz istemleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca uygulama yeri bulunmayan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108 inci maddesinin dördüncü fıkrasının gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/648 Esas, 2020/94 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün tekerrür uygulamasına dair yedinci paragrafının tümüyle çıkartılarak yerine “örgüt mensubu olan sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …