YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15598
KARAR NO : 2010/14679
KARAR TARİHİ : 21.09.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 904,87 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı İstanbul B.Şehir Belediye Başkanlığı adına çalışan diğer davalı … Ltd.Şti. tarafından aydınlatma çalışması yapıldığı sırada davacı şirkete ait kablolara zarar verilmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 904,87 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesine göre İdari Yargının görevli olması nedeniyle davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
11.2.1959 gün 1958/17 E.-1959/15 K.sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre Devlet Karayolları veya Su İşleri Genel Müdürlükleri, Belediyeler veya Özel İdareler gibi kamu kurumlarının verdikleri kararlar sonunda plan ve projelere uygun olmak üzere tesisler yaptırmış olmaları veya bu tesisleri kullanmış bulunmaları yahut onlara bakmaları nedeniyle kişilerin uğramış oldukları zararların tazminine ilişkin davalarda idari yargı görevlidir.
Somut olayda, davalıya ait iş makinasının aydınlatma çalışması yapıldığı sırada davacı şirkete ait kablolara zarar verdiği anlaşılmaktadır. Bu oluş biçimi gözetildiğinde dava, hukuki niteliği itibariyle haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Davada davalının plan ve projeye dayalı iş yaptığına dair belge sunulmadığı gibi haksız eylemin bir idari işleme dayanılarak yapıldığı da kanıtlanamamıştır. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasının adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece, davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, İdari Yargıda İdare aleyhine dava açıldığından, davalılardan … Ltd.Şti.yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.