YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20814
KARAR NO : 2013/7457
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a,b,c,d, 52/2, 51, 51/3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, suça konu İzmir ili, Konak ilçesi, Alsancak Mahallesi, 1469 sokak 23 numaralı adreste yer alan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 25.01.1985 tarih ve 599 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenen, İzmir I numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 09.01.2003 tarih ve 10266 sayılı kararı ile rölövesi, aynı Kurulun 10.07.2003 tarih ve 10681 sayılı kararı ile restorasyon projesi onaylanan, bu projede taşıyıcı sistem tadilatına ve ticari işleviyle kullanıma 13.12.2007 tarih ve 2820 sayılı kararla izin verilen, Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 26.02.2008 tarih ve 602 sayılı yazısı ile yapı kullanma izni verilmesinde 2863 sayılı Kanun açısından sakınca olmadığı belirtilen, tapuda Yusuf Aydın adına kayıtlı ve eski eser şerhi düşülen 2 numaralı parselde ve bu parselin bitişiği konumunda bulunan, İzmir ili, Konak ilçesi, Alsancak Mahallesi, Kıbrıs Şehitler Caddesi, 145 numaralı adreste yer alan, İzmir I numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 11.12.2003 tarih ve 10953 sayılı kararı ile yeni yapılaşma projesi onaylanan, 11.11.2005 tarih ve 988 sayılı kararı ile yapı kullanma izni istemi değerlendirilerek, istemin “uygulamanın onaylı projesine uygun hale getirilmesinden ya da yapılan uygulamaya ilişkin tadilat projesi iletilmesinden sonra değerlendirilebileceğine” karar verilen, bu karar gereği iletilen tadilat projesi 01.12.2005 tarih ve 1032 sayılı karar ile değerlendirilerek “yapı kullanma izni verilmesinde 2863 sayılı Kanun açısından sakınca olmadığı belirtilen 44 numaralı parselde, soruşturma aşamasında yapılan incelemeler sonucunda, 44 numaralı parselin zemin katındaki merdiven, lavabo, tuvalet ve ışıklığın kaldırıldığı, 2 numaralı parsel ile sirkülasyonu sağlayan ve daha sonra kapatılan bir geçiş, 2 numaralı parselin zemin katında onaylı projesinde olmayan sabit fırın, 2 numaralı parselin birinci katına, 44 numaralı parsel ile sirkülasyonu sağlayan, ancak sonradan kapatılan bir geçiş yapıldığı, 2 numaralı parselin onaylı projesinde teras olan bölümün, bu projeye aykırı olarak kapatılıp, hol, oda ve ıslak hacim olarak kullanıldığının tespit edilmesi üzerine sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında, keşfe dayalı olarak hazırlanan 18.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda, 44 numaralı parselde kayıtlı 2 katlı taşınmazın dış cephesinde Pembe Köşk Restaurant ve Çorbacı yazılı levhaların mevcut olduğu, içeride
yapılan incelemede; tasdikli projesinde mevcut olan merdiven, tuvalet, lavabo ve ışıklığın tamamen kaldırılıp, tavan tabliyesindeki merdiven boşluğunun kapatıldığı ve projesinde mevcut olmadığı halde 44 ve 2 numaralı parseller arasındaki ortak duvarda kemerli bir geçit yeri açılmış olduğu, böylece iki ayrı taşınmazın zemin ve 1. katlarda birleştirilerek tek bir taşınmaz olarak kullanılır hale getirildiği, 2 numaralı parselde kayıtlı 2 katlı taşınmazın yapılan incelemesinde; zemin katında bitişikteki bina ile ortak duvarında kapı yeri mevcut olmadığı halde kemerli bir geçit açılarak her iki dükkanın birleştirildiği, taşınmazın sokağa açılan kapısı kullanılmadan, bitişikteki bina kapısından girilerek, her iki taşınmazın zemin ve 1. katları ile 2 numaralı parseldeki taşınmazın 2. katının hep birlikte kullanılabildiği, tasdikli projesine göre zemin katta salon ve merdivenden ibaret olan taşınmazın, zemin katında sonradan yapılan fırının kaldırılarak, sadece bacanın bırakıldığı, ancak projesinde 1. katta olan mutfak bölümünün, zemin kata alınarak, 1. katta mutfakta kazanılan alana projesinde bir adet tuvalet-duş olduğu halde ikinci bir tuvalet-duş bölümü daha yapıldığı, 2. kata çıkıldığında tasdikli projesine göre kısmen çatı kısmen açık teras alanı olarak görülen alanda, tasdikli projesine aykırı olarak, açık teras alanı üzerinin kapatılarak, burada ıslak hacim, depo türü alanlar oluşturulduğunun belirlendiği; sanığın da Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ilk ifadesinde, “Herhangi bir makam veya yerden tadilat izni almadan bu işyerinin içerisine sadece fırın yaptım.”; duruşmada “Terasın üstünü kapattım.” şeklinde tevil yollu ikrarı içerir savunmalarda bulunduğu anlaşılmakla, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli bulunan 2 numaralı parseldeki taşınmazın özgün dokusunun bozulmasına ve geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde zarara uğramasına sebebiyet veren ve inşai ve fiziki müdahale niteliği taşıyan sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun gözetilmemesi, sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi sayılmamış; Hazine vekili tarafından suçtan doğrudan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma isteminde bulunulduğu ve katılma kararı bu yöndeki dilekçeye istinaden verildiği halde, gerekçeli karar başlığında İzmir Muhakemat Müdürlüğünün katılan olarak gösterilmesi; ayrıca, suç tarihinin, tespit tarihi olan “12.11.2008” tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında “15.04.2008-11.11.2008” şeklinde belirtilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak değerlendirilmiş; sanık hakkında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin hükmün uygulanması konusunda bir karar verilmemiş ise de, sanığın eylemi nedeniyle kamunun uğradığı zararın tamamen giderildiğine dair dosya içinde bir bilgi mevcut olmadığı gibi, proje dışı uygulamaların kaldırılması halinde dahi, tescilli kültür varlığının orijinal dokusuna verilen zararın giderilemeyeceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni olarak görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.