YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17327
KARAR NO : 2023/2898
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusu üzerine hükmün kaldırılarak CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin karar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2018 tarihli ve ….sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.01.2019 tarihli ve …sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, duruşmasız yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.10.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1. İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
3. Temyiz talebinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanık …’ın, örgütün finans sistemini sağlayan Bank Asyada hesabının bulunduğu, FETÖ/PDY yapılanmasına bağlı farklı illerde bulunan okul ve dershanelerde uzun zaman görev yaptığı, FETÖ/PDY iltisaklı Zaman Gazetesi aboneliğinin bulunduğu, HTS incelemesinde hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan işlem yapılmış birçok kişi ile görüşmesinin bulunduğu, sanığın savunmasında söz
konusu suçlamaları kabul etmediği, silahlı terör örgütüne üye olmadığını, bilerek ve isteyerek suç oluşturacak eylemlerde bulunmadığını, ByLock programını kesinlikle telefonuna indirmediğini ve kullanmadığını, bu hususun örgüt üyesi olmadığını gösterdiğini, öğretmen olduğunu, devlete atanamadığı için cemaate ait kurumlarda çalıştığını, cemaatin içinden yetişmiş birisi olmadığını, Bank Asyada bu kurumlarda çalışması sebebi ile hesabının olduğunu, parasını buraya yatırdığını, herhangi bir talimat ile hesabında arttırım yapmadığını, Pak iş Sendikasına da kurumun istemesi sebebiyle üye olduğunu, işini kaybetmemek için kurumun şartlarını yerine getirdiğini, uzun süre bu kurumlardan ayrılmaya çalıştığını, ancak ekonomik sebeplerden dolayı ayrılamadığını, iş ilişkisi dışında cemaat ile hiçbir bağlantısının olmadığını, silahlı terör örgütüne üye olmak kastıyla hareket etmediğini, eylemlerinin suç oluşturmayacağını, suç kastıyla hareket etmediğini beyan ettiği, her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, sanığın çalışma hayatı boyunca örgüte iltisaklı dershane ve okullarda öğretmen olarak görev yaptığı, her ne kadar sanık sadece geçimini sağlamak için bu kurumlarda çalıştığını ifade etse de, örgütün ana yapılanmasının eğitim kurumları şeklinde olduğu, örgütün kendinden olmayan kişileri kolay kolay kendi kurumlarında çalıştırmadığı, örgüt kurumunda çalışanların tayine tabi ve tayine tabi olmayan şeklinde ayrıldığı, örgüt üyesi çalışanların tayine tabi tutulduğu, sanığında çalıştığı yerlerden ve beyanından anlaşılacağı üzere tayine tabi çalışan olduğu ve bu şekilde farklı farklı illerde örgüte ait kurumlarda çalıştığı, ayrıca sanığın örgütün yurt dışında bulunan okulunda görev yaptığı, her ne kadar sanık eşine gelen teklif üzerine bu okulda çalışmak için gittiklerini, eşine gelen teklifin eşinin yabancı dil bilmesi olduğunu, cemaat kapsamında gitmediklerini ifade etse de, örgütün söz konusu yurt dışındaki okullara büyük önem verdiği, bu okullarda okuyan öğrencilerin örgüte kazandırılmasında, örgüte ısındırılmasında faydalı olabilecek, örgüte bağlı olan kişileri bu okullara çalışmaya gönderdiğini, sanığın ifade ettiği gibi sadece kişinin yabancı dil bilmesinin bu okullarda çalışmak için yeterli olmayacağı, sanığın tayine tabi çalışan olması ve yurt dışında örgütün okullarında çalışmasının sanığın örgüte olan bağlılığını ve örgüt hiyerarşisinde bulunduğunu gösterdiği, sanığın örgüte iltisaklı banka hesabının olduğu, sanığın örgüt liderinin talimatı sonrasında da hesabını aktif olarak kullanılmaya devam ettiği, hesabında yüksek miktarda mevduat bulundurduğu, hesabında artış yaptığı, sanığın örgüt talimatı ile hareket ettiğinin anlaşıldığı, sanığın çocuklarının örgütün okullarına gönderdiği, yine haklarında örgüte üye olmak suçundan işlem yapılan birçok kişi ile görüştüğünün tespit edildiği, bu hususların da sanığın silahlı terör örgütü üyeliğine işaret ettiği, sadece örgüt içi haberleşme programlarını kullanan kişilerin örgüte üye olacağı hususunda bir içtihadın olmadığı, bilindiği üzere söz konusu örgütün geniş kitlelere yayıldığı, her örgüt üyesinin teknolojik veya kendisine özgü sebepler ile söz konusu haberleşme programlarını kullanmamış olabileceği, bunun örgüt üyeliği için zorunlu bir unsur olmadığı, tüm bu deliller bir arada düşünüldüğünde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkememizde vicdani kanaat hasıl olduğu, bu sebeple sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına, sanığın soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanı dikkate alındığında sanığın etkin pişmanlık hükümlerinde yararlanmasının düşünülebileceği, ancak sanığın sadece örgütün kurumlarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin ismini verdiği, bu kişilerin örgüt ile bağlantıları, örgüt içinde herhangi bir görev alıp almadıklarına dair bilgi vermediği, sanığın verdiği bilgilerin resmi kayıtlar ile kolay bir şekilde tespit edilebileceği, sanığın örgüt işleyişi hakkında örgütün dağılmasına yardımcı olacak nitelikte bilgi vermediği, verdiği bilgilerin etkin pişmanlık için yeter düzeyde bilgiler olmadığı anlaşıldığından hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın duruşmalardaki tutum ve
davranışları göz önüne alındığında hakkında takdiri indirim sebeplerinin uygulandığı, üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşısı talimatı üzerine … Katılım Bankasındaki hesabına para yatırdığı, Zaman Gazetesi abonesi olduğu, örgütle iltisaklı okullarda öğretmenlik yaptığı ve bu suretle üzerine atılı bulunan silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Bank Asyadaki hesap hareketleri incelendiğinde; sanığın, bu bankada ilk kez 05.07.2007 tarihinde hesap açtırdığı, bu hesabında bankacılık faaliyetleri kapsamında çeşitli işlemler yapıldığı, ancak işlem sayısı ve parasal değerleri dikkate alındığında örgüt talimatıyla hesabına para yatırdığına dair somut deliller elde edilemediği, nitekim, sanığın örgüt elebaşısının bu bankaya para yatırılması talimatını verdiği tarihten öncesinde de bu bankadaki hesabına para yatırdığı ve bu bankanın TMSF’ye devredildiği tarihte örgüt üyelerinin paralarını çekip hesaplarını kapatmalarına rağmen sanığın bu bankadaki cari mevduat hesabını kapatmadığı, 12.07.2016 tarihine kadar hesabında işlemler yapmaya devam ettiği, sanığın bu terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı eğitim kurumlarında SGK kaydının olması ve Pak Eğitim İş Sendikasına üye olmasının da tek başına bu terör örgütünün üyesi olduğunu ispata yeterli delil olarak kabul edilemeyeceği, nitekim sanığın arada devlet okullarında da ücretli öğretmenlik yaptığının anlaşıldığı, bu durum dikkate alındığında örgütün atamaya tabi tuttuğu kişilerden de olmadığının anlaşılmakta olduğu, bu itibarla sanığın atılı suçtan mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek sanık hakkındaki İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılmasına ve sanığın yüklenen suçtan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. CMK’nın 280, 303/1-a, 193/2, 216 ve 217 nci maddeleri uyarınca; İstinaf Mahkemelerinin, İlk Derece Mahkemesince toplanan delilleri takdir ederek dosya üzerinde yapacakları incelemeler neticesinde beraat kararı veremeyecekleri nazara alındığında, anılan kanun maddelerine de yanlış anlamlar yüklenerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 5271 sayılı Kanun’un 280/2 maddesine aykırılık oluşturacak şekilde duruşma açmaksızın evrak üzerinde ilk derece mahkemesince belirlenen hapis cezasını kaldırarak CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine yönelik karar vermesi nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan dijital materyal raporu, başka dosya şüpheleri H.Ş. ve E.U.’nun beyanları ile Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3758 soruşturma sayılı dosyası ile dosya içerisinde bir kısım beyan ve teşhislerin bulunduğu gözetilerek, sanık hakkında nasıl bir anlatımda bulunduklarının araştırılması ile sanığın birlikte çalıştığı şahıslar ve kurum çalışanları başta olmak üzere UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığının araştırılıp, bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip, gerekirse beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık olarak dinlenerek, elde edilen tüm bilgi ve belgelerle birlikte CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/2667 Esas ve 2019/230 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Amasya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …