Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/26691 E. 2023/3239 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/26691
KARAR NO : 2023/3239
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

İNCELENEN KARARIN
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

I-İTİRAZ KONUSU:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesi gereğince sanık lehine itirazını muhtevi, başlıkta bilgilerine yer verilen itiraznamesine göre; silahlı terör örgütüne üye olmak ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a Muhalefet suçlarından sanık … hakkında ilk derece mahkemesince her iki suçtan da ayrı ayrı verilen beraate ilişkin hükmün İstinaf edilmesi üzerine tesis edilen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09.10.2018 tarih ve 2018/2999 – 2018/1875 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair verdiği kararın temyiz incelemesi neticesinde verilen Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.04.2022 tarihli ve 2021/9182 Esas, 2022/2186 Karar sayılı ilamının, “Dairenin 19.04.2022 tarihli ve 2021/9182 Esas, 2022/2186 sayılı kararı kaldırılarak, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09/10/2018 tarih ve 2018/2999 Esas, 2018/1875 sayılı kararı ile “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a Muhalefet” ve “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından esastan

ret kararlarının, eylemin “silahlı terör örgütüne bilerek yardım etme” suçunun oluşturması nedeniyle birlikte BOZULMASI gerekirken tek eylemin suç vasıflarıyla ayrılarak onanmasına ve bozulmasına karar verilmesi” hukuka aykırı görüldüğü gerekçesi ile kaldırılarak hükmün bozulması talebinden ibarettir.

II- İTİRAZ NEDENLERİ:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2022 tarih, 2018/88885 sayılı yazısı ile ilgili kısmında belirtildiği şekli ile;

“1- İtirazın konusu, temyize konu yapılmayan “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a Muhalefet” suçundan değil fakat “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan temyiz incelemesi yapılması gerektiğine dairdir.

2- Sanık hakkında düzenlenen iddianamede eylem ve ve eylemin hukuki vasıflandırması; “Yapılan soruşturma sonucunda her ne kadar şüpheli atılı suçlamaları kabul etmemiş ve terör örgütünün haberleşme programı olan ByLock kullanıcısı olmadığı tespit edilmiş ise de, şüphelinin terör örgütü liderinin yazılı ve görsel medyaya da düşen 21-25.12.2013 tarihli Bank …’ya paraya yatırılması, bankanın düştüğü kötü durumdan çıkarılmasına yönelik örgüt üyelerine gönderdiği talimatları içeren telefon görüşmesi içeriğinin çözümünü ilişkin 13.10.2016 tarihli kolluk tespit tutanağı, FETÖ silahlı terör örgütünün lideri olan Fetullah Gülen isimli şahsın sosyal medya üzerinden terör örgütünün himmet ayağını finanse edip para akışını sağlayana Bank Asyaya sahip çıkılması, bu bankaya para yatırılması, bankadan işlem yapılması talimatı ışığında; terör örgütünün finans kuruluşu konumundaki durumunda olan Bank … Katılım Bankasında 17/25 Aralık sürecinden sonra 2014 yılında hesap açtırdığı ve bu zamana kadarda hesapların aktif durumda olduğu, şüphelinin katılım hesapları açarak örgütü finanse ettiği, şüphelinin terör örgütü yapılanması içerisinde örgüt üyesi konumunda bulunduğu,” şeklinde tarif edilmiştir. Tarif edilen bu eylem üzerinden iki ayrı suçtan sanığın cezalandırılması talep edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi hakkındaki Kanun’a Muhalefet” suçundan ise sanığın CMK’nın 223/2-a maddesine göre beraatine karar vermiştir.

Bu karara karşı ilk derece Cumhuriyet savcısı; 11.07.2017 tarihli celsede eylemin kül halinde “silahlı terör örgütüne bilerek yardım etme” suçunu oluşturduğundan bahisle bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesini, “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a Muhalefet” suçundan ise ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesi yukarıda belirtilen şekilde her iki suçtan beraat hükmü verince 26.06.2018 tarihli müddeti muhafaza talebinde mütalaaya aykırı hükmü istinaf edeceklerini bildirmiş, 19.07.2018 tarihli gerekçeli istinaf dilekçesinde de istinaf istemini “silahlı terör örgütüne üye olma” suçuna hasren iddianamede tarif edilen eylemin aslında “silahlı terör örgütüne bilerek yardım etme” suçunu oluşturduğundan bahisle beraat hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09.10.2018 tarih ve … sayılı kararı ile her iki suçtan da istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı 16.10.2018 tarihli temyizi ile “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan verilen esastan ret kararının temyiz kanun yoluna taşımıştır.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi de itiraza konu onama ve bozma kararlarını vermiştir.

Dosyada yapılan inceleme sonucunda;

Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankasına sanığın, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda 01.04.2014 tarihinde hesap açarak 9336.- TL yatırma ve aynı … 4936.- TL’lik katılım hesabı açma, yine 16.10.2014 tarihinde 80000.- TL’lik katılım hesabı açma şeklinde gerçekleşen eylemlerinin davaya konu edildiği, bu eylemler tek suç oluşturmasına rağmen “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a Muhalefet” ve “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından iki ayrı kamu davası açıldığı, İlk Derece Mahkemesince de iki ayrı suçtan beraat kararı verildiği, ilk derece Cumhuriyet savcısının eylemin kül halinde “silahlı terör örgütüne bilerek yardım etme” suçu olduğuna dair mütalaasının hem eylemin tek suç oluşturduğu yönünden hem vasıflandırma yönünden doğru olduğu, nitekim gerekçeli istinaf dilekçesine her ne kadar “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan istinaf ettiğini belirtse de Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin tek suç olan eylemle ilgili verilen her iki kararı da incelediği, her iki suçtan incelemenin eylemin suçun tekliği nedeniyle birlikte yapılmasının isabetli olduğu, Bölge Adliye Cumhuriyet savcısının da “silahlı terör örgütüne üye olma” suçuna hasren esastan red kararını temyiz ettiği,

Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından suçun tekliği nedeniyle her iki suçtan inceleme yapılarak her iki hüküm birlikte incelenmek ve tek bir bozma kararı verilmesi yerine, aynı eylem bakımından farklı suç vasıflarına göre beraat hükümlerinden birinin onanmasına birinin bozulmasına karar verilerek aslında tek olan eylemin bölündüğü, aynı eylem hakkında hem beraat hem de mahkumiyet hükmü verilmesine yol açılara çelişkiye neden olunduğu, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanunu’nun 4/1 maddesinde yazılı suçun cezasının üst sınırının 10 yıl hapis cezası olmasının, istinaf isteminin suç vasfına yönelik, temyizin de istinaf isteminin esastan ret kararı hakkında olması karşısında CMK’nın 186/2-g maddesinde yazılı kesinlik sınırının bu dosya yönünden uygulama yerinin olmadığı düşüncesine varılmıştır.

3- Yukarıda izah edildiği üzere; açılan davanın “silahlı terör örgütüne bilerek yardım etme” suçu şeklinde tek suç oluşturan bir eylem hakkında olmasına rağmen hatalı değerlendirme ile “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a Muhalefet” ve “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından ayrı ayrı kamu davası açılıp her iki suçtan beraat hükmü kurulmuş ve bu beraat hükümlerine yönelik istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddedilmiş olmasının, temyiz isteminin de her iki suçta ayrı ayrı yapılıp her suç yönünden ayrı ayrı karar verilmesini gerektirmediği, aksine ortaya çıkacak hukuki mahzurların önüne geçilmesi için incelemenin birlikte yapılıp tek bir karar verilmesi gerekiği kanaati ile Yüksek Dairenin “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunda verilene kararın onanmasına, “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a Muhalefet” suçundan verilen hükmün bozulmasına dair kararlarına itiraz etmek gerekmiştir.” şeklindedir.

III- İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Sanık hakkında düzenlenen iddianamede özetle, örgütle iltisaklı Bank … Katılım Bankasında 17/25 Aralık sürecinden sonra 2014 yılında hesap açtırdığı, soruşturma tarihine kadar da hesaplarını aktif durumda tutarak örgütü finanse ettiği ve terör örgütü yapılanması içerisinde örgüt üyesi konumunda bulunduğu iddiasıyla iki ayrı suçtan da cezalandırılması talep edilmiştir.

İlk DErece Mahkemesi “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi, “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a Muhalefet” suçundan ise sanığın CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın beraatine karar vermiştir.

Bu karara karşı ilk derece Cumhuriyet savcısı; 26.06.2018 tarihli müddeti muhafaza talebinde mütalaaya aykırı hükmü istinaf edeceklerini bildirmiş, 19.07.2018 tarihli gerekçeli istinaf dilekçesinde de istinaf istemini “silahlı terör örgütüne üye olma” suçuna hasren iddianamede tarif edilen eylemin aslında “silahlı terör örgütüne bilerek yardım etme” suçunu oluşturduğundan bahisle beraat hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09.10.2018 tarih ve 2018/2999 Esas, 2018/1875 sayılı kararı ile her iki suçtan da istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı 16.10.2018 tarihli temyiz dilekçesi ile “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan verilen esastan ret kararını temyiz etmiştir.

Anlatılan iş bu hukuki sürece göre; hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir(5271 sayılı Kanun madde 225). Somut olayda, iddianamede unsurları doğrudan gösterilen terörizme finans sağlamak suçu ile iş bu suçun eylemi aynı zamanda örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilerek örgüt üyeliği suçundan açılan her iki suçtan da beraat kararı verilmiş olmasına ve fakat terörizme finans sağlamak suçu yönünden verilen beraat hükmünün kanun yoluna taşınmamış bulunmasına göre, eylemin özellikle 5237 sayılı Kanun’un 314/3 ve 220/7 nci maddelerindeki atfın niteliği de gözetildiğinde anılan Kanun’un 314/3 ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle 314/2 nci maddesinde düzenlenen “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve istereyerek yardım etme” suçunu oluşturacağı gerekçesiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden bozulması gerekçesine dayanan itiraz yerinde görülmüştür.

IV-SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,

2-Dairenin 19.04.2022 tarihli ve 2021/9182 Esas, 2022/2186 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,

3-Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre temyizin kapsamı itibariyle münhasıran silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden yapılan incelemede;

BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alınarak, nüfus kayıtlarına göre 20.03.1998 yılında Türk vatandaşlığından çıkan ve Avusturya ülkesinde ikamet eden sanığın, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda 01.04.2014 tarihinde hesap açarak 9336 TL yatırma ve aynı … 4936 TL lik katılım hesabı açma, yine 16.10.2014 tarihinde 80000 TL lik katılım hesabı açma şeklinde gerçekleşen eylemlerinin kül halinde, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin olgu ve delillerin değerlendirilmesi yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kanuna aykırı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca dosyanın Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

… … … … …