YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12881
KARAR NO : 2023/23049
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/633 E., 2021/755 K.
SUÇ : Hakaret
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2020 tarihli ve 2019/21 Esas, 2020/25 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2020/1877 Esas, 2021/2105 Karar sayılı kararı ile basit yargılama uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmasını müteakip, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yeniden yapılan yargılamada 5237 sayılı Kanun’un 125 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/633 Esas, 2021/755 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2023 gün ve 2023/60074 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Kanun’un 125/1 inci maddesinde yer alan “(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır…” şeklindeki düzenleme karşısında, kararın gerekçe ve hüküm kısmında alt sınırdan ceza tayin edildiğinden bahisle hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde, herhangi bir teşdit sebebi ve farklı uygulamanın gerekçesi gösterilmeden hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşarak sanık hakkında fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir..”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 125 nci maddesinin birinci fıkrasında “(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hakaret suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında mahkemece gerekçe kısmında “alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren bir neden olmadığı belirtilerek takdiren alt sınırdan ceza verildiğinin” açıklanması ve hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulurken “Sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği sabit olduğundan TCK’ nın 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren bir neden olmadığı dikkate alınarak eylemine uyan TCK’nın 125/2 delaleti ile 125/1 uyarınca TCK madde 58/3 gözetilerek alt sınırdan olmak üzere takdiren…” şeklindeki gerekçeyle temel hapis cezasının alt sınırdan belirlendiği yazılmasına karşın devamında sanığın 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması hukuka aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1. Sanık hakkında hakaret suçundan Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/633 Esas 2021/755 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine göre, karardaki hukuka aykırılık sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle mahkeme uygulaması da gözetilerek;
“Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci ve 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince belirlenen 3 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 2 ay 15 gün cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.