YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13191
KARAR NO : 2010/15796
KARAR TARİHİ : 05.10.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.700,00 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; Çayyolu Yaşam Kent Onur Sitesi bölgesinde, 25.05.2009 tarihinde, davacı müvekkili idareye ait kablolara davalı tarafından hasar verildiğini iddia ederek; 1700 TL tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; “Dava, davalı belediyenin yol çalışması yaparken davacı idareye ait kablolara vermiş olduğu hasar biçimindeki idari eylem ve işlemine yönelik olduğundan; bu tür idari eylem ve işlemlere karşı açılacak davaların İdari Yargıda görülmesi zorunludur. Gerekçesiyle” davanın görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi, kamu kuruluşlarının verdikleri karar sonunda plan ve projelere uygun olarak tesisler yaptırmış olmaları ya da bu tesisleri kullanmaları yahut tesislere bakmaları nedeniyle (idari eylem veya işlem sonucu) kişilerin uğramış oldukları zararların ödetilmesinde idari yargı yeri görevlidir.
Somut olayda ise talep edilen zarar; kamu hizmetinin plan veya projeye uygun yerine getirilmesinden dolayı ortaya çıkan bir zarar olmayıp, doğrudan doğruya haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Bu tür, haksız eylemden doğan tazminat davalarının görülme yeri ise adli yargı olduğundan; mahkemece, görev yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.