YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16425
KARAR NO : 2023/23156
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/88 E., 2016/86 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında
1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 52 nci maddeleri uyarınca 10.620,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, yalnızca kararı temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü sanığın, Ö. O. Ö. isimli şahısla birlikte İ. B. isimli şahsın evine zarar verdikleri ve kavga ettiklerinin ihbarı üzerine görevli polis memuru katılanların olay yerine gelerek müdahale ettikleri esnada sanığın katılanlara hitaben “Gelin gelin a… koduklarım.” şeklinde sözlerle hakarette bulunduğu, ele geçirilemeyen bıçakla katılan F. G.’nin üzerine koştuğu ve katılanın biber gazı sıkarak sanığı etkisiz hale getirdiği, bu suretle sanığın hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”26.09.2013” yerine ”16.09.2013” olarak yanlış yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
2. Hakaret suçundan temel ceza belirlenirken, doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince uygulama yapılması yerine aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca ceza belirlendikten sonra üçüncü fıkrasının (a) bendi uygulanmış ise de bu hususun sonuca etkili olmadığı, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi hususunun, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olmaması ve 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olduğu ve sonuç adli para cezasının 24 eşit aylık taksitlerle tahsiline karar verildiğinin anlaşılması karşısında; Tebliğname’deki düzeltilerek onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
3. Sanık savunması, katılanların birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanları, olay ve görgü tespit tutanağı, olayın meydana geliş şekli ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçları işlediğine ve mahkûmiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
4. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sair yönlerden yapılan incelemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümlerde öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.