Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/3465 E. 2010/6964 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3465
KARAR NO : 2010/6964
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde ödenen 2.73 TL’nin günün şartlarına uygun olarak güncellenerek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde, davalı belediyeden 1990 tarihinde bir taşınmaz satın aldığını ve bedelini de ödediğini, sonradan kentsel dönüşüm projesi kapsamında düzenlenen imar neticesinde alınan tapunun iptal edildiğini, yerine yine bedeli davacı tarafından ödenmek kaydı ile arsa tahsis edildiğini, ancak bu ödenen ikinci bedelden, ilk satın alma sırasında ödenen bedelin mahsup edilmediğini, beyan ederek ilk ödenen bedelin bugünkü rayiçlere göre güncellenerek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından tapunun iptali üzerine İdari Yargıda dava açıldığı, bu davanın reddedildiği ve 14.7.1998 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 25.3.2009 tarihinde açıldığı ve dava zamanaşımının dolduğu gerekçesi ile, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 66. maddesi gereğince,” haksız surette mal iktisabından dolayı ikame olunacak dava, mutazarrır olan tarafın verdiğini istirdada hakkı olduğuna ıttılaı tarihinden itibaren bir sene müruriyle ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren on senenin müruriyle sakıt olur .”
Somut olayda, kentsel dönüşüm projesi kapsamında verilen ikinci taşınmazın bedelinin davacı tarafından ödenme tarihi esas alınarak zamanaşımının başlangıç tarihinin belirlenmesi gerekir. Diğer bir ifadeyle, bu bedelin davacı tarafından ödendiği tarihten itibaren zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının kendisine verilen ikinci taşınmazın bedelinin 20.06.2008 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır. Dava ise 25.03.2009 tarihinde açılmıştır.
O halde mahkemece davanın 20.06.2008 tarihinden itibaren bir yıl içinde açıldığı hususu gözetilerek yapılacak yargılama neticesinde işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.04. 2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.