YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9920
KARAR NO : 2013/6239
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanık … hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 62, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-7-8-10-11-13. maddeleri gereğince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
Sanık … hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 62, 63.maddeleri gereğince, mahkûmiyet.Sanık … yönünden onama
Taksirle öldürme suçundan sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, katılan vekili tarafından, müşteki-sanık …’ın mahkûmiyetine ilişkin hüküm müşteki-sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Katılan vekilinin, sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde :
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, tesis edilen hükme karşı sanık tarafından yapılan itirazın Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesince kesin olarak karara bağlandığı anlaşılmakla, katılan vekilinin taksirle öldürme suçu ile ilgili temyiz istemi yönünden dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B) Katılan vekili ve müşteki-sanık … müdafiinin müşteki-sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve incelenen dosya kapsamına göre sanıkların taksirlerinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan, müşteki-sanık müdafiinin sanığın kusurunun bulunmadığına, eksik soruşturma yapıldığına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Olay tarihinde saat 23.10 sıralarında, sanık …’in sevk ve idaresindeki kamyonuyla seyir halindeyken, olay mahalli olan dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde 10 metrelik kavşak alanını bitirmesine 4,60 metre kaldığı sırada, seyrine göre sağ tarafından kavşağa giriş yapan sürücü belgesiz ve kazadan sonra saat 23.28 sırasında yapılan ölçümde 100 promil alkollü olan sanık …’ın yönetimindeki otomobille çarpışması sonucunda, otomobil sürücüsü …’ın hayati tehlike geçirdiği ve orta (2.) dereceden hayati fonksiyonlarını
etkileyen kırık oluşacak ve otomobilde yolcu olarak bulunan …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları, otomobilde bulunan diğer yolcu Mehmet Ali Kaya’nın ise öldüğü olayda; Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu yerleşik raporlarında; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde … kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği ve kandaki alkol oranının bir saatte ortalama olarak 15 promil kadar azalacağı hesaba katıldığında, olay sırasında tahmini olarak 105 promil alkollü olarak … kullandığı anlaşılan ve olayın oluşumunda asli kusurlu bulunan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi ile cezasında artırım yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Gerekçeli karar başlığına, olayda ölen Mehmet Ali Kaya’nın ad ve soyadı ile kimlik bilgilerinin yazılmaması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.