Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15955 E. 2023/3149 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15955
KARAR NO : 2023/3149
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

¸

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
28.09.2016 (Sanık … yönünden)
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmedilen cezaların süresine göre yasal şartları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve …sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu’nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/596 Esas, 2019/96 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminde özetle;
1.Sanıklar hakkında eksik inceleme ve araştırma sonucunda usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararları verildiğine,
2.Mahkumiyet hükümlerinin 230. maddeye uygun gerekçeyi içermediğine,
3.Her iki sanığında aynı gsm hattı üzerinden tespit edilen tek ByLock tespiti nedeniyle cezalandırıldığına,
4.Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen ByLock programının delil olarak kabul edilmemesi gerektiğine,
5.Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınamayacağına,
6.ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,
7.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
8.Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı değerlendirme yapıldığına,
9.Sanıklar hakkında TCK’nın 30. maddesi kapsamında hata hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine,
10.Bank … hesap hareketlerinin rutin olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,
11.Dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
12.Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozularak, beraat kararı verilmesine,
13.Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye oldukları iddiasıyla Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonucunda, tüm kovuşturma evrakı ile delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle; her ne kadar sanıklar savunmalarında ByLock kullanmadıklarını beyan etmiş iseler de, sanık …’in tevil yollu ikrarı ile kullandığını belirttiği ve ByLock tespit değerlendirme tutanağı içeriğine göre de 456100 ID kullanıcısını ekleyenlerin isim olarak “…, tuba, tubaksel, aksel” isimlerini verdiği, ayrıca ByLock programını sanık …’in eşi sanık … ile birlikte kullandığının anlaşılmış olduğu, 0545 (…) (..) (..) numaralı hatta dair ByLock sorgu sonuç raporunu doğrular nitelikte ByLock yükleme zamanında kullanmış olduğu hatta dair alınan ByLock HTS kayıtlarında bilinen ByLock serverlerına 11.09.2015 ve 15.04.2016 tarihleri arasında toplam 346 bağlantının yapılmış olması karşısında sanıkların savunmalarına itibar edilmeyerek fikir ve eylem birliği içerisinde ByLock programını ortak kullandıkları kabul edilmiş, ByLock yazışma içeriklerinde daha önceden mahkemece FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında yöneticilik suçundan mahkumiyet kararı verilen H. Ö. ile görüşmelerin yapıldığı anlaşılmış, yine sanık …’nin telefonunda gizli haberleşme programı olan ByLock kullanımı, bank … hesap hareketleri, uzun süre Zaman Gazetesi Nizip temsilciği yapması, her iki sanığın da örgütsel toplantılara katılmış bulunması, sanıkların kendi ifadelerine göre 2009-2011 yılları arasında Ardahan’da oturdukları, sanık …’nin burada da zaman gazetesi temsilciliği yaptığı, 2011-2016 yılları arasında Gaziantep ili Nizip ilçesinde oturdukları, sanık …’nin burada da zaman gazetesi temsilciliği yaptığı, sanık …’nin Bank … hesap hareketlerinin incelemesinde 2013 yılı Aralık ayı sonu bakiyesinin 7.39 TL olmasına rağmen 2014 yılı Ocak ayında 1.639.18 TL, aynı yıl Şubat ayı 7.370.34 TL Mart ayı 8.627.53 TL şeklinde aynı yıl farklı zamanlar içerisinde yoğun bankacılık işlemlerinde bulunduğu bu durumun sanık … tarafından açıklanamadığı, sanık …’nin örgüt elebaşısının talimatlarına uygun şekilde hareket ettiği, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde diğer örgüt üyeleri ile irtibatlarını sağlamak için 0545 (…) (..) (..) numaralı hat üzerinden ByLock haberleşme programını kullandıkları, bu kapsamda sanıkların savunmalarına itibar edilmeyerek sanıkların terör örgütü üyeliğini çağrıştırır süreklilik, çeşitlilik ve devamlılık gösteren fiil ve davranışları nazara alındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olup, üzerlerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediklerinin sabit olduğu kanaatine varılmış, netice ceza olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında, “suç tarihinin sanık … yönünden “28/09/2016” , sanık … yönünden ise “01/11/2016” yerine “2016” olarak gösterilmesi, yine suç yerinin “Nizip/Gaziantep” yerine yazılı şekilde gösterilmesi ile gözaltında kaldığı anlaşılan sanıklar yönünden, gerekçeli karar başlığında gözaltı tarihinin, ayrıca yine sanık … yönünden ayrıca tutuklu kaldığı sürenin gösterilmemesinin mahallinde düzeltilebilir yanılgılar olduğu” değerlendirilerek usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiş, verilen hükümlerde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 … ve 2009/1-85/242 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan ve aynı ID üzerinden ByLock kullandıkları iddia olunan sanıkların karı koca oldukları ve aynı avukat tarafından savunulmaları nedeniyle menfaat çatışmasının oluştuğu anlaşılmakla, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152. maddelerine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/596 Esas, 2019/96 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.03.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …